1930’ların geri kalan yıllarında Göring, davranışları Hitler’e ve kendine tehditkâr görünen sayısız Nazinin ve ordu mensubunun belirlenmesinde, Alman Yahudilerinin
insan haklarını kısıtlayan Nürnberg Yasalarında, Yahudilerin yok edilmesini yasallaştıran kararlarda, Hitler’le samimi bir müşarekette bulunmada, Almanya’nın savaş hazırlıklarında ve birçok başka eylemde başrol oyuncusuydu. Nazi Almanyası’nın en
kötü suçlarına böyle kökten müdahil olması, daha sonra Nürnberg mahkemeleri ABD savcısı Robert Jackson’ın, “Göring’in bodur parmağı her pastanın içindeydi,” demesinde etkili oldu. Jackson’ın ifadesi mahkeme sırasında Almancaya tercüme edildiğinde Göring kahkaha patlatmışdı.