Mal denen şeye kendi varlığımız ya da halkın varlığı gibi tuhaf bir ad koymuşuz. Üstelik varlığını kaybetmek insanlar arasında ayıp ve budalalık sayılmış.
Birçoğumuz korkuyu itici güç olarak kullanmayı öğrendik. Yaratmaktan mutluluk duyacağımız şeylerden ziyade, kaçınmak istediğimiz şeylerle motive oluyoruz. Hayatta kalma modundayız, hayata veya etrafımızdaki hiçbir şeye güvenmiyoruz. Sonuçlara o kadar bağlıyız ki, işi almak için çabalıyoruz ve sonra, işi aldıktan sonra, ya bir sonraki işi almak için ekstra baskı uyguluyoruz ya da sahip olduklarımızı kaybetmemek için çabalıyoruz. Bunu yaparak, yaratmak için çok çalıştığımız şeyin gerçek zevkinden kendimizi mahrum bırakıyoruz.
Zevki itici gücünüz haline getirdiğinizde, yapmak bir zevk olur ve sonuç önemsizdir. Baskıyı itici gücünüz haline getirdiğinizde, yapmak bir stres olur ve sonuç sürekli değişir. Ne yaptığınızın önemi yoktur, önemli olan onu yönlendiren altta yatan duygudur.
Baskıyı itici gücünüz haline getirdiğinizde, her karar zevk alacağınız şeyden ziyade kaçınmak istediğiniz şeye dayanır.
There is wisdom in the plants and trees and rocksand the Earth below us but we cannot unlock it if wedon’t connect and listen. Mother Earth is constantlywhispering, waiting for us to connect with her secrets.The ancients knew this. It’s time for us all to remember.
Clarissa Pinkola Estés:
‘When a great ship is in harbour and moored, it is safe, there can be no doubt.
But…
that is not what great ships are built for.’