"Bu dünya denen şeyi bizim vaktimizde
yaşayanlar sadece ismiyle, cismiyle bilirler. Biz gaflet vaktinde doğan çocuklarız. Gâfiliz yani. Dünyayı bizim için sanırız, hatta bizim sanırız. Oysa dünya dediğin her gelene 'seninim' diyen
bir gönül çalana benzer. Sonra terk eder, bırakır onları."
İnsanın yaptığını Allah'tan bilmesi gerekirdi demek ki. Başardığı vakit bir işi "ben başardım" diye
düşünürse ayağı çamurlara batardı ve demek ki bunu nefsi yapardı.
"Eğer doğru yoldan taşra gittimse
Efendim ,sultanım estağfirullah
Rızana muhalif her ne ettimse
Efendim, sultanım estağfirullah
Kulun işi sehv ü gaflet ü nisyan
Efendiden afv ü rahmet ü gufran
Yine senden olur her derde derman
Efendim ,sultanım estağfurullah
Yüz urduk sana ey Settârü'l -uyûb
Senin elindedir ıslâh-ı kulûb
Ente'l- Kerim ente Gaffârü'z-zünûb
Efendim, sultanım estağfirullah "