kitap han

İnsan, hayalleriyle ve bir diğerine uzattığı elle var oluyor.
Reklam
Biz Emir’e top da yollamıştık. Kumandanı, ikinci Mülazım Osman Bey’di. Aşiret, Medayin’e yürüyüş gösterdiği zaman, bir vadide ateşe uğradı: bizimkiler bin,karşı taraf otuz kişi kadardı. Daha bir kaç kişi yaralanınca hepsi kaçmaya başladılar. Osman Bey’e de: -Topunu bırak, gel! diyorlardı. -O benim namusumdur, bırakamam. Ne diye kaçıyorsunuz? diyordu. Boş yere bağırdı, çağırdı karşı taraf üstüne üşüşüp kurşun ve cenbiye ile Türk çocuğunu parçaladılar. Silahlar , toplar, altınlar develer ve erzak hepsini hepsini verdik ve bütün seferden bize yine ve yalnız bir Türk çocuğunun isimsiz, nişansız mezarından başka bir şey kalmadı.
Bir tarassut mevkii büsbütün yıkıldığı zaman toprakların altında saatlerce el ve vücutla uğraşıp diğer mevkiye geçmek lazımdı. Onlar hiçbir gün bu cehenneme isyan etmediler. Dünyanın en büyük itidaliyle üç gün üç gece ikinci Gazze harbi’nin batarya ateşlerini idare ettiler. Mantartepe, İngilizlere o kadar şüphe verdi ki, biz terk ettikten sonra da üstündeki bir taşın hareketine karşı yüzlerce mermi attılar… Şeyh Ali Mantar’ın tepesi altında sebat eden Tarassut zabitleriyle neferler Gazze günlerinin hakikaten en büyük kahramanıdırlar. Gazze, 19 Nisan 1333
Suriye’de Hristiyanlık, Müslümanlık; Filistin’de Araplık, Yahudilik; Hicaz’da Şeriflik, Vehhabilik meseleleri, bizzat Türk-Arap meselelerinden daha azılı idi. Nitekim biz çıktık; nifak, bütün Akdeniz, Kırmızı Deniz ve çöller boyunca yanıp durmaktadır.
Hiçbirinin durduramadığı İngiliz seli, yine bir Türk, fakat bu sefer öz bir kumandan, Mustafa Kemal tarafından Halep aşağısında tutulmuştur. Mustafa Kemal’in orada seçtiği müdafaa hattı Milli Misak’taki Türkiye hududu idi.