Aşk dediler.
Oysa bu bir yanma biçimiydi.
“Nefes” sevmenin en tehlikeli hâlini anlatıyor.
Tutkunun, kıskançlığın ve vazgeçememenin sınırında bir hikâye…
Bazı nefesler huzur vermez.
Bazıları yakar.
Bazı izler silinmez.
Üzerinden yıllar geçse de, bir bakışta yeniden kanar.
“Geçmişin Karanlık İzleri” tam da o kanayan yerlere dokunuyor.
Susturulmuş sırlar, yarım bırakılmış aşklar ve geceleri uyutmayan hatıralar…
Bu bir aşk hikâyesi değil sadece.
Bu, karanlıkla yüzleşmenin hikâyesi.
Peki ya sen?
Geçmişinle gerçekten vedalaştığını mı sanıyorsun?
Sayfayı çevir…
Çünkü bazı kapılar açıldığında artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz.
_Kim demiş hayat zevk ve mutluluktur._
_Ne saçma düşünce!_
_Hayat hayattır, bir ödevdir, ödev dediğin de çetin bir iştir._
_*O halde ödevimizi yapalım.*_
> 📚| Oblomov, İvan Gonçarov