Merve

“Yalnızca acı insanı geliştirir,” diyordu, “ama acıyla göğüs göğse gelmelisiniz, kaçmaya çalışan ya da ağlayıp sızlanan kaybetmeye mahkûmdur.”
Reklam
Birdenbire fark ettim ki son yıllarda yaydığım ışıltı benim içimden gelmiyordu, yalnızca bende yansıyan bir ışıktı. Mutluluk, yaşama karşı duyduğum sevgi, gerçekte bana ait değildiler, yalnızca bir ayna işlevi görmüştüm.
“Her erkeğin yaşamında,” diyordu, “mükemmel birlikteliğe ulaşabileceği tek bir kadın vardır, her kadının yaşamın bütünlüğüne ulaşabileceği tek bir erkek vardır.” Ama buluşabilmek pek az kişinin yakalayabildiği bir alınyazısıydı. Geride kalan herkes bir tatminsizlik, sürekli bir özlem içinde yaşamak zorundadır.
Kader kavramı yaşla gelen bir düşünce. İnsan gençken genellikle düşünülmez bu ve her olan şey kendi isteğinin ürünü gibi görünür. Kendini taş ardına taş dizip koşacağı yolu yapan bir işçi gibi görürsün. Yalnızca çok çok ileri vardığında fark edersin ki yol zaten örülüdür, bir başkası onu senin için çizmiştir ve sana orada yürümekten başka bir şey düşmez.
Aynı doğruları, aynı mutlak dogmaları paylaştığı bir grubun üyesi olduğunu hissetmek, onun kibirliliğe olan doğal eğilimini kaygı verecek biçimde güçlendiriyordu.
Reklam