Kadın yaratandı, aşktı, kutsallıktı, anneydi ve gücün sembolüydü bu coğrafyada. Bir Ezidi atasözünde dediği gibi "Bu topraklarda kadın, güneşten önce uyanırdı; güneşi her gün kadin doğururdu."
"Dönemin insanları, doğa karşısındaki zayıflıklarına çare üretmek veya olası tehlikelere karşı sığınmak için güçlü bir varlık arayışına girmiş ve birçok tanrı keşfetmişti. Daha sonra bu tanrılara farklı anlamlar yüklenmiş. Süregelen inanış biçimi, nesiller arasında gündelik yaşama hatta siyasete oyle sirayet etmiş ki bu tanrılar devletlerin yönetiliş biçimine bile yön vermiştir. Öyle ki binlerce yıl akıp giden bu süre sonunda tanrıların kendilerini yarattığına inanan insanoğlu, asıl kendilerinin tanrıları yarattığını unutmuştu.”