Yaklaşık 30 yıl manda ile yönettiği Filistin'de, yaklaşık 100 yıl koloni olarak sömürdüğü Hindistan'da, yine yaklaşık 100 yıl kaldığı Kıbrıs'ta, İngiltere hep aynı şeyi yaptı: Önce bu bölgeleri derinlemesine etüt ederek sosyolojik haritaları çıkardı. Ardından ittifaklar ve karşı ittifaklar tesis ederek, bunları dönüşümlü olarak destekledi. Nihayet işler sarpa sarınca da, "Ben elimden geleni yaptım, durumlar düzelmedi. Artık siz başınızın çaresine bakın" diyerek geri çekildi. Böylece sömürge topraklarına hem "kendi kendilerine kaderlerini tayin hakkı" vermiş göründü, hem de iyi planlanmış zikzaklarla, problemleri çözmek için sonuna kadar uğraştığı düşüncesini meydana getirdi.
Kudüs'e "Kabirler tapu senedidir" hakikati ışığında bakınca, insanın karşısına büyük bir mücadelenin ışıltılarla dolu durakları çıkıyor. Nöbet tutan kabirlerin varlığı, işgalin günün birinde mutlaka biteceğini hatırlatan somut işaretlere dönüşüyor.
Dahası, bin 500 nüfuslu bir sahil kasabası olan Tantura' da, İsrailli askerler tarafından katliamdan geçirilen 250' ye yakın erkeğin tamamen savunmasız ve silahsız olduğunun vurgulanması, İsrail ordusunun 'etik' kodlarını da tartışmaya açıyordu.
Haftalarca süren gerilim ve tartışmaların ardından, Levinger ve beraberindekiler, El Halil şehir merkezine yakın bir askerî tesise yerleştirildiler. El Halil' de kalıcı bir Yahudi yerleşimine giden yol böylece açılıyordu. Moşe Levinger' in ordudan kopardığı bu izin, 1970' de El Halil' deki ilk Yahudi yerleşkesi Kiryat Arba' nın doğuşuyla neticelenecekti.