Bir tepe bulsam kendime
Vevahut gitsem denizlerin birine
Kimse duymasa beni, bağırsam
Canımı sıkan ne kadar konu varsa
Haykırsam, mavi bir boşluğa doğru
Kaç tane endişem varsa savursam,
Yıkılsam orada kimse beni görmese
Yıllarca biriktirdiğim hüzünlerimden,
Ve beni bunaltan boşluklardan kurtulsam
Dağıtsam kafamı toplasam kendimi
Bir ağaç bulsam ipleri çeksem
Yıldızlara kadar sallansam
Tıpkı eski günlerdeki gibi
Çocukluğumu yeniden yaşasam.
Nazım Hikmet'in dediği gibi; Küstürmeyin insanları hayata Sonra herşeyden vazgeçiyorlar. Yaşamaktan, güzel olan herşeyden vazgeçiyorlar. Bir odada yalnızlığı, bir dağ başında kalmayı, bir adada mahsur kalmayı. Nerede bir yalnızlık varsa onu istiyorlar. Küstürmeyin işte bazı insanları.
Gece yine aynı yerde bıraktı beni,
Masanın üstünde yarım kalmış bir kahve. camda şehir ışıkları, içimde kimseye söyleyemediğim cümleler...
Garip olan şu ki insan bir süre sonra acısını bile sahipleniyor.
Kimse görmesin diye içine gömüyor, kimse duymasın diye gülümseyerek konuşuyor hatta bazen kendini bile kandırıyor geçti sanarak
Ama bazı şeyler geçmiyor. Sadece insanın içinde sessiz bir odaya dönüşüyor.
Ve sen ne kadar kalabalığın içine
karışırsan karış... gece olunca yine dönüp kendinle aynı yerde buluyorsun kendini