Gökyüzü

İnsanlar nimetlere alıştıklarında nimetleri hak ettiklerini zannederler. ... Mesela insanların çocuklara iyi davranmasına alışmışızdır. Zira burada normal olan merhamettir. Epstein Adası'nda Siyonistlerin çocuklara yaptıkları muameleleri görünce şok oluruz ve "dünya kötülüklerle dolu" deriz. Oysa Epstein, şeytanlaşmış insanlara mahsus bir adaydı ve bu yüzden gördüklerimiz biz sıradan insanlara garip gelmişti. Dünya kötülüklerle dolu değildi, hakim duygu iyilikti. Eğer dünya kötülüklerle dolu olsaydı insanlar Epstein adasına değil, evladına merhamet eden annelere şaşırırdı. ... Allah gibi düşünülemez, bu muhaldir. Allahın, bir insan gibi duygulanmasını beklemek ise abestir. Bu kavrayış potansiyel pek çok safsatayı çürüten büyük bir tümeldir. Örneğin "Mutlak kudretli olan Allah şöyle yapardı" sözleri tamamen boş iddiadır. Hiç mutlak alim olmadan, mutlak iyi de olmak da insan için mümkün değildir. Böyle bir empati ve tefekkür de bir insanda mevcut değildir. Ya da Zat-ı İlahiyi ilmen kuşatamazsın, kuşatabilseydin o ilah olmazdı.
Sayfa 85·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Aslında "amaçsız acı=kötü" ifadesinin iddia edilmesi için Tanrının amaçlarının insan zihni tarafından tamamen ihata edilmesi gerektiğinin fark edilmesi dahi çoğu zaman yeterli olur. "Amaçsız kötülükler var." diyen birisine "Bu söylediğini iddia edebilmen hiçbir açıklama yapmamıza gerek kalmaksızın pek çok insan için Tanrı'nın amaçlarını kuşatabilmen lazım." deseydik dahi bu iddianın batıl olduğunu lazımından anlardı. ... Tanrı'nın nedenlerine gitmenin mümkün olmadığından önceki sayfalarda bahsetmiştik. Onu ilk neden olarak gören birisi için zaten tanrının nedenlerinden bahsetmek abestir. ... İnsan için "amaç" denilen şeyin bir yetkinleşme maksadından türediğini ve tanrının mükemmel olması hasebiyle yetkinleşmeye ihtiyacı olamayacağını aktarmıştık. Ayrıca Tanrının amaç gütmesinin ve amacına ulaşmasının değişmek anlamı taşıyacağından söz etmiştik. Tanrı'nın değişmesi ise muhaldir. Dolayısı ile Allah'ın amaçlarını ihata etmeyi gerektiren bir itirazın absürtlüğü ortadadır.
Acı Kötülük Müdür
"Tanrı varsa acıyı engellemeli." iddiasının zorunlu sonucu olarak hem iradeli hem de acı çekebilen iki varlığın bir arada bulunmasını mümkün kılmaması olacaktır. O hâlde onların argümanlarının lazımı şudur: "Eğer Allah varsa iradeli ve acı çekebilen birden fazla varlığı yaratmış olmaması gerekir." ... Muarızlarımızın iddialarını lazımlarına götürmeye devam edelim o halde; Zira onlar "Allah hepimizi cennette yaratsaydı ne kaybederdi ki?" gibi bir itiraz getirebilirler..."Tanrının kötü olmaması için cennette olmam gerekirdi." sözünü ispat etmeye çalışması elbette ilginç olacaktır. ... Böyle bir durumda cennetini kendi kudretinle var edememek, kendi isteği ile cennete girememek, başka bir iradenin müsaadesi ile cennete girmek bir çeşit acziyet değil midir? Acziyet ise kudrete nazaran kötüdür. İnsan acziyet hissettiğinde ruhen acı çeker. ... İtirazının lazımı "Allah varsa ben Allah olmalıyım." noktasına gitmek mecburiyetindedir.
Sayfa 49·Kitabı okudu
Kötülük nedir
Eğer insan için var olan "ahlaki iyi" tasavvurumuzu Tanrı'ya taşıyacaksak "amaçlamak" da bu tasavvurlarla birli taşınmış olur. Oysa, İslam düşünürlerinin büyük bir çoğunluğu "Tanrı garaz etmez." demiştir. Özetle, o amaçlardan münezzeh görülmüştür çünkü "amaç" nihayetinde bir yetkinleşme gayreti ile ilişkilidir. ... Ayrıca amaç, insan zihninde bir değişim isteğini de ifade eder. ...Allah (cc) ise tüm Müslüman fırkalara göre değişimden münezzehtir, mükemmel olanın değişmesi bir eksikliktir. ... insan zihni, ahlaki fiilleri nedenleriyle birlikte anlar. İnsan zihni için bundan kaçış yoktur. Oysa Allah'ın fiillerinin nedenleri hakkında düşünmek oldukça zor veya imkânsızdır. Zira O, ilk nedendir. Eğer zatından önceye konulan nedenler olsaydı O, ilk neden olmazdı. ... Öncelikle bizim onların [atesitlerin] zihnindeki Tanrı tasavvurunu zaten reddettiğimizi fark etmeleri lazım. Çoğu zaman argümantasyon şekillerinden "Ben olsaydım böyle bir kötülüğü engellerdim, engellemeseydim kötü biri olurdum." gibi bir akıl yürütme sezilmektedir. Zaten insan gibi düşünen, eyleyen ve ahlaki değerlendirmeye tabi tutulan bir tanrı tasavvuru batıldır. ... Şoke olmuş insanlar, eğer varsa şoke olmuş Tanrı'nın da kendileri gibi "kötülüğü" (burada şoke edici örnekten yola çıkarak şoke edici olmayan kötülükler de el çabukluğu ile konuya dahil edilmiş olur) engelleyeceğine ikna edilir. Fakat, Allah'ın insanlar gibi şoke olmadığı ise açık bir gerçektir. Zaten kötülük problemini argüman olarak sunarken Allah hakkında "mutlak alim olan" demeleri gerekmektedir. Oysa şoke olmak cehaletten kaynaklanır. ... Kötülük probleminin burada argüman olarak öne sürülebilmesi için "Eğer tanrı varsa ya da iyiyse kendisinden başka iradi fili olan bir varlık olmamalıydı." cümlesini ispat edebilmesi gerekir. Bunu ispat
Sayfa 33·Kitabı okudu
Tasavvurlar ve Tasdikler
Çok kaba bir anlatımla tasavvur, bir kelimeyi duyduğunuzda aklınızda canlanan şeydir. Örneğin elma kelimesi sizde bir tasavvuru çağrıştırır. Yine yeşil kelimesi de zihninize bir başka tasavvuru çağırır. Tasavvurlar birbirleriyle kabul ya da reddedilecek şekilde ilişkiye girdiğinde tasdik cümleleri oluşur. Örneğin: "Elma yeşildir" cümlesi bir tasdiktir. "Elma yeşil değildir" cümlesi de bir tasdiktir. ... "Elma yeşildir ve elma yeşil değildir" şeklindeki iki tasdik cümlesini inceleyebilmek içinse "elma" ve "yeşil" kelimelerinin tasavvurları sabit olmalıdır. ... Örneğin "Kötülük problemi ateizmi ispatlar" sözü: *Kötülük nedir? *Allah nedir? (Onun yokluğunu ispat cihetinden) *İspat nedir? tasavvurlarını gerekli kılar. ... Kötülük probleminin Tanrı'nın sıfatları hakkında değil, Tanrı'nın var olmadığı yönünden delil olabilmesi için "Tanrı kötü olamaz." cümlesini ispat edebilmesi lazımdır. ... Eğer, tartışma düzlemi "kötülük problemi" ise, burada aslında Tanrı'ya atfedilen üç sıfat üzerinden bir iddia ortaya konulmaktadır.
Sayfa 19·Kitabı okudu