Rap dünyasının malum iki devinden biri Sagopa’nın parçalarının başında bir söz vardır. Sago yine yapmış diyeceksin. Felsefi yazın hayatımızda bu sözün karşılığı da ACM yine yapmış diyeceksin olarak kabul etsek yeridir.
Bir telif eseriyle karşımıza çıkan yazarları diğerlerinden değerli görmek kimsenin garipsemeyeceği bir davranış olsa gerek. Hele bir de mevcut literatürü faş ederek adımlarını atan müellife denk gelmek biz okur dünyasının en büyük nimetidir. Girmeyi planladığımız ama bir fırsat bulup da giremediğimiz sokakların aslında girmeye gerek yokmuş yada büyütüldüğü kadar olmadığını gösteriyor bize.
Mevcut problem diyeceğimiz kitabın konusuna gelirsek bizi bekleyen cevaptan ziyade bir usul şeması olduğunu görüyorum. İlmin çoğu ‘iddianın lazımlarını görme’ düsturunu okuduğumuz diğer kitabında olduğu gibi tutarlı bir şekilde kötülük iddialarına uyguluyor bu düsturu. Bizde hem bir şeyler öğreniyoruz hemde böyle bir yolda varmış diyoruz ve bu sayede diğer karşılacağımız problemlere de bu düsturu uygulama sözü veriyoruz adeta.
Sorunun öncüllerini düşündürterek ilerlemeye başlıyor Meriç, bu sayede yarım yamalak itirazı muhalif tarafa geçerek muarızın yerine tamamlayıp cevaplıyor. Böylelikle ağırmış gibi görünen mesele kendi içinde ilerlemeden hafifleyiveriyor.
Ardından malumunuz ‘lazımı’ meselesinden bence en kritik yer olan müddeilerin psikolojik algılarına bir sıçrayış yaparak aslında ne düşündüklerini bilseler söylemekten utanırlar seviyesinde bir tahlil yapıyor. Bu açıdan değerlendirildiğinde mevcut din eleştirilerinin kibirden maskesi kaldırılıyor. İnsanın egosuna yenilişini tam tersi bir sıçrayışla kendi egosunu tanrılaştırarak Yaratıcı’yı yönlendirmeye kalkışının nasıl bir saplantı olduğunu gösteriyor.
Ayrıca entelektüel bir okuma olarak mevcut yandaş
Tikeller üzerinden konuşmak yerine tümellere çıkartıp oradan meselenin özüne darbe vuruyor. Modern din felsefesinin sorunlarına mukni cevaplar veriyor. Kitap 94 sayfa ama düşünerek okunursa diğer metinlere göre yavaş ve dikkatli şekilde okumak lazım. Kötülük problemi ile alakalı yazılar üniversitede çok okumuştum. Hiçbiri bu kadar iyi değildi eline sağlık.
Kötülük ProblemiAltay Cem Meriç · Tin Yayınları · 2026277 okunma
Kötülük ProblemiAltay Cem Meriç
Saat 02.37
Altay Cem Meriç’in Kötülük Problemi adlı eseri, yazarın daha önce okuduğum üç kitabından metodolojik olarak ayrılan, tamamen din felsefesi temelli bir çalışma olmuş. 96 sayfalık bu eser, teoloji dünyasının kadim ve sarsıcı sorusuna, yani "Eğer Tanrı mutlak iyiyse ve her şeye gücü yetiyorsa, dünyada neden kötülük var?" sualine odaklanıyor. Yazar, bu zorlu meseleyi ele alırken klasik akademik ve felsefi eserlerin o katı disiplininden ziyade, kendi yaptığı okumaları zihninde bir harç haline getirerek daha serbest bir metin ortaya çıkarmış.
Kitabın en güçlü tarafı, meseleyi tikel örnekler üzerinden tartışmak yerine tümel önermelere giderek felsefi bir öz yakalamaya çalışmasıydı. Hedef kitle açısından bakıldığında ise bir ayrım yapmak gerekiyor diye düşünüyorum. Eser ve Altay Cem Meriç'in genel olarak diğer eserleri ve konuşmaları dine yeni ısınanlar veya zihni sorgulamalarla dolu gençler için harika bir rehber ve giriş niteliğinde olabilir. Öte yandan, benim gibi zaten İslami bir çevre veya gelenek içinde doğup büyümüş, temel kaynaklara aşina okurlar için ne yazık ki bir tık yüzeysel kalıyorlar diye düşünüyorum. Yazarın önceki eserlerinde de örneğin Muhtelif-1 adlı eserinde içtihadi olarak katılmadığım noktalar da olmuştu, bu eserde de derinlik beklentisi olan okur için bir başlangıç sınırında kalındığını söyleyebilirim.
Buna rağmen, kitabın en takdir ettiğim ve bence en can alıcı noktası kapak tasarımıydı. Kapakta, fotoğrafçı Kevin Carter’ın 1993 yılında Sudan’da çektiği, bir akbaba ile açlıktan ölmek üzere olan küçük bir çocuğu aynı karede buluşturan o dehşet verici fotoğrafın illüstrasyonu yer alıyor. Bu kare sadece bir fotoğraf değil, dünyadaki sebepsiz gibi
•|"Karnını samanla dolduran et yiyemez."|•Altay Cem Meriç, Kötülük Problemi (s. 94)
~•~•~•~•~•~•~•
Girişte yazdığım kısa cümleyle sizi samanla değil de ilimle dolduran bir eser olacağına emin olabilirsiniz :)
Kitap genel olarak beğenerek okuduğum bir kitap oldu. Sorular ve cevaplar içinde bir denizde yüzüyormuşcasına kendinizi sürekli kulaç atarken buluyorsunuz. Altay Cem Meriç' den okuduğum ilk kitap olduğu için dili biraz bana ağır geldi belki de dilden ziyade içerik de yormuş olabilir. Baştan söylemek gerekirse kitabı detaylı olarak anlamlandırmak ve bilgi denizinde boğulmamak için can simidine ihtiyacınız var yani, temel dini ilimlere. Ki, eğer bu konuda eksikseniz okurken sürekli yanında bir kaynak araştırması yapmak zorunda kalıyorsunuz. Bana sorarsanız kıymetli sorulara cevaplar bulabilmek için birazcık araştırma yapmak yormamalı :)
İçerikteki konu başlıklarından bahsedecek olursam;
Kitap 6 bölüm ve 26 alt başlıktan oluşuyor.
Bölüm başlıkları
1. Çağdaş Tartışmalarda Kötülük Problemi
2. Kötülük Nedir?
3. Acı Kötülük Müdür?
4. Acının Dozajı Meselesi
5. Bütün Resmi Görmek İnsan İçin Mümkün Müdür?
6. Kötülük Problemi Ateist- Natüralist Bir Evreni Destekler
Başlıklar gözünüzü korkutmasın Altay Hocam'ız her bir genel başlığı uygun alt başlıklarla güzel açıklıyor. Verdiği bilgiyi okuruna iyi kavratabilmek için küçük veya büyük çaplı örneklerle destekliyor. Bazı terimleri giriş bölümünde açıklıyor ve bu durum kitabın akışını bir nebze de olsa kolaylaştırıyor.
Eseri hediye eden kıymetli Hasan Gök ve Şeyma Hocalarıma çok teşekkür ediyorum. Bu eserle tanışmama ve temel dini ilimlere bir ziyarette bulunmama vesile olduğunuz için var olun ✿
Okuyacak olanlara şimdiden keyifli ve bol istifadeli okumalar dilerim ✿
"Kendisinde irade bulunan bir insan, yine kendisine irade verilen başka bir insanın kötülük işlemesinden dolayı Allah'ı kötü olmakla itham etmektedir." Altay Cem MeriçKötülük Problemi
Kötülük ProblemiAltay Cem Meriç · Tin Yayınları · 2026277 okunma
Felsefik bir kitap olması insan beyninin sınırlarını zorluyor, aynı cümleyi 3-5 kere okuyup ancak anladığım yerler çokça oldu. Ama kitabın kısa olması kitabı sıkıcılıktan kurtarmış. Bir diğer mevzu ise şu ki, zaten inandığım bir konunun derinlemesine ispatını okumak ilgimi dağıttı, o zaman da bilmeyen inanmayan birine anlatırsam düşüncesiyle öğrenmeye güdüledim kendimi. Altay Cem Meriç’in ilgimi çeken videolarını izlerim, kitapta da aynı video havasını hissettim. Sayısalcılara özgü bir anlatımı var. Sözel konuları bile x ile anlatıyor. Kitabı okuyacaklara tavsiyem önce yazarın bir kaç videosunu izleyip sonra kitabı okumalarıdır.
Kötülük ProblemiAltay Cem Meriç · Tin Yayınları · 2026277 okunma
Altay Cem Meriç kötülük problemine dair yaptığı okumaları zihninde harç yapıp bir metin ortaya çıkarmış. Klasik akademik-felsefi eserlerin düzen ve disiplininden uzak. Ancak faydasız değil.
Metin konunun ilgililerince bilinen teodiselerle işleniyor. Ancak Altay Cem Meriç ek olarak Din Felsefesi'nin konuya yaklaşım biçimini eleştiriyor. Aslında Acm nin klasik tavrını bu kitapta da görüyoruz. Savunma, saldır. Bu kitapta bu uslubun çok sırıttığını da söyleyemem. Söyleyecek olanın da delilleriyle Acm nin iddialarını çürümesi lazım gelir.
Metnin içeriğine girersem laf çok uzar. Ancak şunu söylemem gerekir. Metinden elde edeceğiniz faydanın artması için en azından vacip, mümkün ve mümteni varlık/bilgi nedir öğrenip metne öyle başlamak gerekir.
Yine de zihninde kötülük problemini halledememiş herkese öyle veya böyle katkı sunacak, okunmasını tavsiye ettiğim bir metin oldu.
Kötülük ProblemiAltay Cem Meriç · Tin Yayınları · 2026277 okunma
Ateizmin ve agnostisizmin en güçlü argümanı olarak sunulan "Eğer Tanrı mutlak iyi ve mutlak güçlüyse, dünyada neden bu kadar kötülük ve acı var?" sorusu minvalinde yazılmış olan kitap,
İslam teolojisi, kelam ve modern analitik felsefe ekseninde yanıtlar aramaktadır.
Bildik üzere ;
Kötülüğün varlığı, insanın özgür iradesinin bir sonucudur.
Özgür iradenin olduğu bir yerde kötülük potansiyeli kaçınılmazdır vardır.
Bir yerde aydınlık varsa karanlık, beyaz var ise siyah da vardır.
Dünya bir konfor alanı değil, bir imtihan yeridir.
İnsanın bilgi alanı da sınırlıdır.
Bizim "kötü" veya "anlamsız" gördüğümüz pek çok olayın arkasında, bütüncül baktığımızda bir hayır ve hikmet bulunabilir.
Dünyadaki adaletsizliklerin ve acıların ( ki Gazze’de yaşanılanları düşündüğümüzde ) mutlak karşılığı ahirette verilecektir.
Ahiret inancı olmadan kötülük problemini rasyonel bir zemine oturtmak zaten imkansızdır.
Demem o ki;
Eser bizlere dünya hayatı kusursuz, adil veya herkesin hak ettiğini anında aldığı bir yer değildir demektedir.
Çok iyi ve masum insanlar büyük acılar çekebilir; çok zalim ve kötü insanlar ise lüks ve huzur içinde ölebilir.
Bu dünyada yarım kalan, haksızlığa uğrayan, acı çeken her durumun mutlak, kusursuz ve tam karşılığı (iyiler için mükafat, zalimler için ceza) ahiretteki büyük mahkemede verilecektir. Dolayısıyla acı ve adaletsizlik kalıcı ya da karşılıksız değildir; sadece ertelenmiştir.
Kitapta akıcı metodolojik ve analitik bir dil kullanılmıştır. Hem Batı felsefesine hem de İslami kaynaklara hakim bir dille yazıldığı için modern okuyucunun zihinsel şüphelerine doğrudan hitap etmektedir.
Lâkin felsefî ve kelamî arka planı olmayan okuyucular için bazı bölümler yoğun ve akademik gelebilir.
Altay hocanın kaleminden çıkan her eseri gibi bu eseri de harika… okurken beyin fırtınalarınız dinmediği… okurken mantığa dair önermelerin ve soru sormanın mantığını öğrenebileceğiniz bir kitap. Kısa, öz ve çok tadında…
Kesinlikle tavsiyedir.
Mesela sen beş kapı arasından tercih yapabiliyor olmanı özgür-lük, tercih ettiğin kapıdan yol almayı kudret addedersin. İsteseydin diğer kapıyı da seçebilirdin. Bu ise senin için bir iradedir.
1991 yılında Ankara’da doğdu. Üniversite eğitimini Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamladı. Aktif olarak hekimlik mesleğini icra eden yazar itikadi sorgulamalarının ardından -tekrar- Müslüman olmuştur. İngilizce dışında bu süreçte Arapça öğrenen, klasik ve modern kaynaklara yönelen yazar, sosyal medya üzerinden yaptığı yayınlarda modern insanın itikadi meselelerini, sosyal bilimler ve felsefi konularını ele almaktadır. Peygamberliğin İspatı adlı eseri İnsan Yayınları tarafıdan yayımlanmıştır.