Her şeyin farkında olmak hastalık. sf 11
Bütün iyilik, yücelik ve güzelliğin farkına vardıkça daha fazla çamura batıyorum ve daha da dibe çökmeye hazır hale geliyorum. sf 12
Bilincin en açık, hakiki meyvesi, eylemsizliktir. sf 23
Kendime saygı duyardım, çünkü en azından tembel olmayı başarmış olurdum. sf 25
Medeniyet, insanı daha çok kana susamış yapmasa da; en hafif tabirle, daha alçakça, daha iğrenç bir şekilde kana susamış hale getirmiştir. sf 31
Kişinin kendi pervasız seçimi, kendi hevesi, ne kadar aşırı olursa olsun, çılgınlık derecesine varan hayalleri; o gözümüzden kaçan, hiçbir sınıfa girmeyen, sürekli olarak yıkılmakta olan bütün sistem ve teorilere aykırı olan "en yararlı çıkar"ın ta kendisidir. sf 33
Kim kurallara göre seçim yapmak ister ki? Ayrıca, insan olmaktan çıkıp bir org borusuna ya da bu tür bir şeye dönüşecektir. Çünkü insan, arzuları, özgür iradeleri ve seçimleri olmadan insan olabilir mi? sf 34
...mantık sadece mantıktır ve yalnızca insanın rasyonel kısmını tatmin eder. Oysaki irade yaşamın tümünün göstergesidir. sf 36
Açıkçası insanın en iyi tanımının "iki ayaklı nankör" olduğuna inanıyorum. sf 37
[İnsanın] kaos ve yıkımı sevmesinin sebebi, amacına ulaşmak ve yapmakta olduğu yapıyı tamamlamaktan içgüdüsel olarak korkması değil midir? Kim bilir, belki bu yapıyı uzaktan seviyordur, yakından görünümüne hiç de aşık değildir. sf 41
İtiraf ediyorum ki iki kere ikinin dört etmesi muhteşem bir şeydir ama hakkının verecek olursak iki kere ikinin beş etmesi de bazen çok hoştur. sf 42
... bazı şeyler vardır ki insan kendine söylemekten bile korkar... Kişi ne kadar düzgünse aklında bu [düşüncelerden] o kadar çok vardır. sf 48
Kızı en çok kimi severse, babaya en kötü görünen de odur. sf 113
Pişmanlık, arınmak demektir, en acı dolu ve en yakıcı