Başarılarından ötürü yoğun ilgi görmek kötü bir durumdur. Avustralyalılar bu durumu "uzun haşhaş sendromu" olarak tanımlar çünkü tarlanın en uzun haşhaşları kafaları en önce koparılacak olanlardır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
On beş ile yirmi iyi, bağıntısız getiri akışıyla, beklenen getiriyi düşürmeden risklerimi çarpıcı bir şekilde azaltabildiğimi gördüm. İlkeler: Hayat-İş
Her şeyi bir kenara bırakıp piyasanın ve hisse senetleri göz önünde olan bütün büyük şirketlerin tarihini ve arka planını bir anatomi dersine çalışan tıp öğrencisi dikkati ve titizliğiyle çalışmaya hazırsan,dahası bir kumarbaz kadar soğukkanlı, bir kahin gibi altıncı his sahibi ve bir aslan gibi yiğitsen,sende ufak da olsa umut ışığı var demektir.
Çevirisi iyi yapılmış, akıcı bir dile sahip ve okuması kolaydı.
Hikaye komunizmin gölgesinde fabrikada çalışırken tanıştıgı iki arkadaşının yönlendirmesiyle, hastaneye kanını satmasıyla başlıyor iyi bir paraya.
Kahramanımız yoksul bir hayatta dünyaya geliyor ve bundan dolayı hikaye aşamalı yükselerek daha da zorlaşıp finalde göreceli huzurlu olarak bitiyor.
Vicdan ve açlık. Bu iki duygu ön plandaydı. Kin, nefret gibi kötü duyguları vicdan duvarına toslatıyor her seferinde, bu yüzden olaylarda tekrara düşmüş. Açken de yaptıkları ritüeli hikayenin sonuna kadar takip ettirmiş.