Diyelim ki bir insan rüyasında, matematik hocasından çözülmesi imkânsız bir problemin çözümünü öğreniyor. Uyanınca da o problemi gerçekten çözüyor. Bu keşif kime ait olurdu? Matematik hocasına mı, yoksa rüyayı gören kişiye mi?
Renan başını salladı.
Elbette rüyayı görene, dedi. "Çünkü ortada gerçek bir matematik hocası yoktur."
O anda zihnine eski bir ahlak ikilemi üşüştü.
Bir tren düşünün. Tam gaz geliyor. Üç yüz metre ileride raylar ikiye ayrılıyor.
Sol rayda beş kişi bağlı. Sağ rayda ise bir kişi.
Anahtar kolu senin elinde.
Sola itersen tren beş kişiyi ezecek.
Sağa çevirirsen bir kişi ölecek.
Hiçbir şey yapmazsan tren zaten sol rayda kalacak ve yine beş kişi ölecek.
Peki insan hangisini seçmeliydi?
Ekinoks bu sorunun cevabını çoktan vermişti.
Hiçbir şey yapmamak.
Beş kişi ölecek olsa bile sorumluluk ona ait değildi. Onları raylara bağlayan o değildi. Ama kolu sağa çevirirse tren bir kişiyi öldürecekti ve o ölümün sahibi artık kendisi olacaktı. Çünkü anahtarı çeviren el onundu.