ᵉᶜᵐᵉˡl

ᵉᶜᵐᵉˡl
@Mia6egmfrta
Şimdi bu masadan kalkıp gittiğinde o sandalyeyi de beraberinde götürmüşsün gibi kimsenin gözüne o boşluğun çarpmayacağını anladığın anlar elbet olacak. Kimsenin dinlemediği kimsenin umursamadığı ama senin boğazını anbean daha kuvvetli sıkan o düşüncelerini hislerini içinden nasıl atabileceğini düşündüğün o geceleri elbet yaşayacaksın. Dünyanın senin etrafında dönmediğini anlamayı geçiyorum dünyanın tam olarak neresinde yer aldığını sorguladığın zamanları elbet göreceksin. Yaşadığını hissetmek için bir adım attığında ve belki koşmaya çalıştığında bir ip ellerinden bağlanmış gibi bir santim bile yol alamadığın o günler elbet gelecek. Sevildiğini sandığın sevdiğini, mutlu olduğunu sandığın ama sadece sandığın netlikten uzak tüm duyguların bir tokat gibi suratına çarptığı ve bir saniye içinde evindeyken kendini hiç bilmediğin bir yerde gibi hissedeceğin o saatlerin elbet ortasına düşeceksin. Ama geçecek, azalacak ya da bitecek. Hayat bu, devamlılık kelimesini içine alan bir girdap gibi. Mutlulukları ve acıları keskin bir makasla ortadan kesip durur. Seni bir bardağı atar gibi yere atıp parçaladıktan sonra, açmasından umudu kesilmiş bir çiçek gibi aniden yeşertir. çıkmaz bir sokağın sonuna geldiğini düşündüğünde, önüne denizleri serer. Hayat bu ya, sonu gelsin istediğinde seni bambaşka bir hayatın sabahına uyandırıverir. Geçecek. geçti.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
aysel git başımdan ben sana göre değilim ölümüm birden olacak seziyorum hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim aysel git başımdan istemiyorum benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün dağıtır gecelerim sarışınlığını uykularımı uyusan nasıl korkarsın hiçbir dakikamı yaşayamazsın aysel git başımdan ben sana göre değilim benim için kirletme aydınlığını hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim Islığımı denesen hemen düşürürsün gözlerim hızlandırır tenhalığını yanlış şehirlere götürür trenlerim ya ölmek ustalığını kazanırsın ya korku biriktirmek yetisini acılarım iyice bol gelir sana sevincim bir türlü tutmaz sevincini aysel git başımdan ben sana göre değilim ümitsizliğimi olsun anlasana hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim sevindiğim anda sen üzülürsün sonbahar uğultusu duymamışsın ki içinden bir gemi kalkıp gitmemiş uzak yalnızlık limanlarına aykırı bir yolcuyum dünya geniş büyük bir kulak çınlıyor içimdeki çetrefil yolculuğum kesinleşmiş
Ne sabahı göreyim, ne sabahı görüneyim; Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları! Islak bir yorgan gibi sımsıkı bürüneyim; Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.
Biliyorum sana giden yollar kapalı Üstelik sen de hiçbir zaman sevmedin beni Ne kadar yakından ve arada uçurum; İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi Uyandım uyandım, hep seni düşündüm Yalnız seni, yalnız senin gözlerini Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım Ben artık adam olmam bu derde düşeli Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda; Hangi şarkıyı duysam, bizimçin söylenmiş sanki Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu; Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım Bu böyle pek de kolay değil gerçi...
dün görüşemedik. iki yüzyıl görüşememişiz gibi geldi. ve üç yüzyıllık göresim geldi seni