"Bir gece beni aldı ve İnönü gezisine götürdü. Parkın ortasında bir çukur vardı. Beni gece orada bıraktı ve kaçtı. Bu daha sonra çok büyük bir korku, bir travma yaratacak bir olaydı. İlk defa gece sokakta yalnız kalıyorum, sebebini anlayamıyorum. Yaptığı şeye bir mana veremiyorum. Ağlaya titreye evin yolunu bulup geliyorum, geldiğim zaman annemin babamın önünde kapıda beni karşılıyor ve bağıra bağıra “Elini tutuyordum, kaçtı.” diyerek beni pataklamaya başlıyor. Hem iftiraya uğruyorum, hem çok korkuyorum..." Nasıl bir vicdan(?) küçük çocuğa bunu yapabilir ki?
Bir insanın yetişme çağında kendisine verilen, övülen değerlere sahip çıkması kaçınılmaz hâle geliyor. Azar azar, her vesileyle adeta beynimizi yıkadılar; yaşadıklarımıza bakıyorum da, bu şartlarda insanların kendi kültürünün dışına düşmesinde yadırganacak bir şey görmüyorum.