Bir Ruh Macerası

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.478
Gösterim
Adı:
Bir Ruh Macerası
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051141282
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
"İslam bizi geri bıraktı, Batı karşısında yenilgilerimizin sebebi İslam'dır!" hükmü, giderek bir inanç, bir yaşama biçimi halini aldı. Bunu da modernlik kisvesi altında hınç ve taassupla dolu telkinler halinde yaydılar; bu tür ideolojilere ve akımlara neredeyse meşruiyet kazandırıldı… Bu yanılgıların ortasında doğdum ve yetiştim. Gerçeğin ise tam tersi olduğunu pek çok bedel ödeyerek idrak ettim.

Hayatımın ilk yarısı bir korku filmi gibi geçti… Varoluşuna sahih neden bulamayan insan; bilsin yahut bilmesin korku, endişe ve vehim içindedir. Ben bu marazî hâli, bir imtihandan geçiyor gibi ve en ağır derecelerde yaşadım… Allah hepimizi ve özellikle yeni nesilleri böylesi azaplardan esirgesin…

Şimdi şu eski koltuklarda oturuyorum ve gücümün yettiğince tefekkür ediyorum... Herkes geleceğe doğru hayal kurar; bense geçmişe doğru… Bir bahçeye yolculuk yapıyorum… Manolyalar, frenk üzümleri, yıldız çiçekleri, çimenler; tam bir cennet bahçesi… Bir zamanlar, yani çocukluğumda öyle bir bahçenin ortasındaydım; ama o günlerde o nimetin şükrünü eda edebilme hassasiyetine sahip değildim. Şimdiki halimle; aklım ve gönlümle o güzel bahçeye dönüyorum… Çimenlerin üzerine seccademi serip şükür namazı kılıyorum. Bu benim geçmişe doğru yolculuğum, geçmişe dönük hayalim."
Bir solukta okudum ve çok beğendim, senarist ve mütefekkir yazar rahmetli Ayşe Şasa hanım büyük bir samimiyetle hastalığını, çocukluk yıllarındaki sevgiden ve şefkatten yoksun hayatını, İslam'la tanıştıktan sonra hayatının ve hastalığının nasıl hızla düzeldiğini; aydın sayılan kesimin o dönemdeki ruh halini anlayabileceğiniz bir anı kitabı. Çağımızda da Kuran'dan uzaklaştıkça artan psikolojik rahatsızlıkları düşünürsek kesinlikle okunmalı.
Son zamanlarda okuduğum en güzel kitaplardan biriydi. Ayşe hanıma Allah'tan rahmet diliyorum. Çocukluğunu ve gençliğini çok sancılı bir biçimde yaşamasına rağmen yine de hidayete erişmiş harika bir örnek insan kendisi...Mutlaka okunması gereken bir eser...
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.624 Oy)18.162 beğeni41.172 okunma2.644 alıntı173.167 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.319 Oy)12.879 beğeni32.946 okunma3.104 alıntı138.428 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.842 Oy)8.785 beğeni24.058 okunma1.610 alıntı111.634 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.182 Oy)8.488 beğeni27.211 okunma762 alıntı132.696 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.525 Oy)8.474 beğeni25.003 okunma2.265 alıntı107.888 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.0/10 (9.403 Oy)11.073 beğeni27.397 okunma1.484 alıntı144.124 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.228 Oy)8.656 beğeni24.105 okunma1.272 alıntı118.512 gösterim
  • İnsan Neyle Yaşar
    8.4/10 (4.049 Oy)3.938 beğeni14.991 okunma1.217 alıntı72.474 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.096 Oy)7.665 beğeni21.534 okunma760 alıntı84.087 gösterim
  • Ermiş
    8.5/10 (1.601 Oy)1.335 beğeni4.014 okunma2.466 alıntı24.029 gösterim
Tasavvuf hocamın tavsiyesi üzerine alıp okuduğum bir kitap.Ayşe Şahsa kendi hikayesini kaleme dökmüş kitapta. İslamdan haberdar olmadan , Hristiyan ve Yahudi mürebbiyelerin elinde geçiriyor çocukluğunu. Anne ve babasının ilgisizliğinin hayatında açtığı olumsuzlukları okuyoruz.Batı hayranlığının bizi nerelere getirdiğini bir neslin nasıl halka olduğunu kendi hayatı üzerinden anlatıyor. Hayata tutunma çabasını, bir çıkış yolu bulmaya çalışını anlatıyor. Ve hayatının ilerleyen yaşlarında tasavvuf ehli insanların vasıtasıyla hidayete erişini görüyoruz.
Kitap 50 sayfa dahi olsa onu 3 günden aşağı okumayı sevmiyorum. 3 günden kısa sürede okusam yazarın emeğine haksızlık etmişim gibi düşünüyorum. 160 sayfalık bu biyografik eser birkaç saati alırdı belki ama ben yine 3 günde bitirmeyi istedim. Ahh diyorum, ahhh! Avrupa özentisi, Avrupa sevdalısı özenti aileler! Kitap kendini o kadar iyi açıklıyor ki, yazar kendini o kadar güzel ifade etmiş ki, benim ekseriyette bir yorum yapmama gerek yok. Kitapta birçok yazar ve senarist tanıyorsunuz. Bu eser herkesin kütüphanesinde kesinlikle yer almalı. Okuduğunuz zaman ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız. Kendimden bir yorum değil de, yazarın içinde bulunduğu o buhranlı ve kör hayata dair yaptığı açıklamaları sayfa numaralarıyla paylaşacağım. Ben değil yazar özetlesin bu sefer 🤚

Insanın ergenlik çağı ve ilk gençlik yılları, varoluşuna sebep aradığı yıllar... Habire felsefe kitapları arasında kendimi arıyorum. Her okuduğum kitap, biraz daha aklımı karıştırıyor ve buhranımı artırıyor. Çocukluğumdan gelen sevgisizlik, ailemdeki iletişimsizlik, kişiliğimde büyük girdaplar, gedikler açmış... (Sayfa: 68)

Anne ve babamın kuşağı, çift kimlikli veya parçalanmış kimliklerle dolaşıyorlar; işte annem bir tarafta geleneğe bağlı, bir tarafta Batıyı idealize ediyor; ama arkadan gelen bana, geleneğe ait hiçbir şey verilmiyor... Dolayısıyla Ayşe Şasa ve onun gibiler serada yetişmiş bir bitki gibi Batı mahsulü özel aşılarla, özel ilaçlarla yetiştiriliyor. (Sayfa:24)


Sera bitkisi yetiştirme misyonu, Allah'ın ismini Gott şeklinde öğretmekle başlıyor... (Sayfa:46)
Herkes geleceğe doğru hayal kurar; bense geçmişe doğru... Bir bahçeye yolculuk yapıyorum... Manolyalar, frenk üzümleri, yıldız çiçekleri, çimenler; tam bir cennet bahçesi...
Kitabı bir çalışmam için okumaya karar vermiştim. Okumak faydalı da oldu. Hayatın bazı insanlar için iki evresi olduğunu farkettirdi. Evet hayatın iki evresi varmış. Bu iki evrenin çocukluk ve sonrası olduğunu farkettim kitapla. Çocuklar benim için her zaman farklı varlıklardır. Onların evresi için neler yapılmamalı bunu gösteriyor bence kitap. Farklı bakış açıları da yakalanabilir ama en can alıcı nokta benim için bu evre oldu. Yazar samimi bir dille yazmış olduğu bu kitabında insanlara her zaman hayatta sıkıntılar olduğunu ve bu sıkıntıların çözümün İslamı yaşamakla aşılabileceğini anlatmaya çalışmış. Bir de bazı yerlerinde her insanın hayatında dönüm noktaları olduğunu bu noktarı fırsata çevirmenin önemli olacağını anlattığını düşünüyorum. Farklı yaşamlara tanık olmak isteyenler için okunabilecek bir kitap...
Batı hayranlığı nedeniyle mürebbiyeler tarafından türlü eziyetler görerek yaşanmış bir çocukluk,bunların sonucunda çeşitli buhranlarla geçirilmiş bir gençlik.Sözde müslümanlıktan özde müslümanlığa bir ihtida öyküsü
Ayşe şasa.. Kitapta senarist ve yazar olan ayşe şasa’ nın röportaj şeklinde kaleme alınmış hayatı anlatılıyor. Konulara göre belli dönemlerinde çekilmiş resimleri yer alıyor. Okurken gerçekten derinden etkilendim. Adeta yeşilçam filmi izler gibi oldum. Yaşadığı zorluklar ,hayat yolculuğu beni çok etkiledi. Hissettiklerim bir nebze de olsa ayşe hanım’ın hislerini anlamama eşdeğer olabildiyse ne mutlu bana.
Kitap Ayşe Şasa'nın anılarıyla dolu bir kitaptı okudukça delilik ülkesinden notlar kitabını da merak ettim onu da en kısa zamanda alacam inşaALLAH, mekanı cennet olsun Ayşe Şasa'nın haziran 2014'de vefat etmiş, okuyun size çok şey katacak eminim, neler yaşadığını sizlerde okudukça göreceksiniz şiddetle tavsiyemdir.
Özellikle çocuk yetiştirme konusunda çok fazla şey öğrenilebilecek bir biyografi. Roman okur gibi sürükleyici, tek oturumluk bu kitabın etkileri de tam tersi oldukça kalıcı.

Ayşe Hanım tüm yaşadıklarını okura da yaşatmayı başarabilecek derecede harika bir eser koymuş ortaya. küçük Ayşe'ye ne kadar acıyorsa okur, genç Ayşe'yi de aynı derecede destekliyor, yeri geliyor onla birlikte dert çekiyor.

Biyografi türüne mesafeli olanlar korkmadan roman tadında bir eser okuyacaklarını bilerek ellerine almalılar bu kitabı.
Bu hafta anı – biyografi tarzında olan, Ayşe Şasa’nın ‘’Bir Ruh Macerası’’ kitabını okumaya karar verdim. İlk önce söylemeliyim ki bu yaşlı ve sevimli kadının hayat hikâyesi beni derinden etkiledi. Çocukluğundan başlayarak hayatını anlatılıyor ve kitap röportaj şeklinde (soru & cevap) olarak ilerliyor. Batılaşmanın etkisiyle geleneklerin, kültürün ve eskinin tamamen yok sayıldığı bir dönemde hepsi yabancı olan mürebbiyelerin (Bu kelimeyi ilk kez bu kitapta duydum. Mürebbiye, dadı gibi bir anlama geliyor ama aile tamamen bütün sorumluluğu ona vermiş. Eti de senin kemiği de senin mantığı var.) elinde büyüyen ve çok zengin bir aileden gelen Ayşe Şasa’nın sevgiden uzak katı bir disiplinle yetiştirilmenin sonucunda yaşadığı travmatik olaylar silsilesi beni çok etkiledi. ‘’…sıra dış olmak, arkasından daima bir ‘’kenar’’da yalnızlığa sürükledi beni…’’ diyen Ayşe Şasa ayrıca ‘’ ‘’Dünyada bir çocuğa yapılması gereken, ne kadar pedagojik hata varsa hepsi üzerimde denendi; adeta neyin yapılmaması konusunda misaller mecmuası…’’ diyerek kitabı okurken hızla atan kalbimin paramparça olmasını sağladı.
Kitapta siyah beyaz resimler de mevcut. Resimlerle Ayşe Şasa’nın hayatındaki değişimi görebiliyorsunuz. Ayşe Şasa ayrıca o zamanlar Yeşilçam’da senaristlik yapıyor. ‘’Gramofon Avrat’’ adlı siyah- beyaz bir filmin senaryosu da ona ait. Soylu bir aileden geliyor. Rauf Orbay dayısı, Kemal Tahir yakın dostu (bir nevi baba gibi davranıyor ona) Çocukluğundan itibaren aileden gelen ilgisizliklerin ve yaşadıklarının üstüne şizofreni hastalığına yakalanan Ayşe Şasa’nın hastalığından kurtulma serüveni de yıllarını alıyor. ‘’Benim hayatım defalarca bitti zannettim ve hep yeniden başladı. Bu böyle bir şey…’’ diyen #AyşeŞasa ne kadar da haklı. Aslında hepimiz için her yeni gün yeni bir başlangıç, keşke farkında olsak! Halimize şükretmek için ve bu kadıncağızın hayatından; Yeşilçam’da senarist olmanın, zengin bir ailede büyümenin, kolejlere gitmenin her zaman iyi bir şey olmadığını anlayarak bu hayatlara özenmemek için bile kitabı okumanızı tavsiye ederim. İyi okumalar..
Eski filmlerde gördüğümüz katı mürebbiyeler çocuğun ruh halini nasıl etkiler? İşte Ayşe Şasa bunun örneği. Ailesi hayattayken yetim-öksüz hayatı yaşayan bir çocuk, ruhundaki fırtınalarla savaşan bir genç, okuyan-yazan-çabalayan bir kadın... Biyografilerin sıkıcı dilinden uzak, akıcı anlatımıyla sizi alıp götüren bir kitap. Hem Ayşe Şasa kimmiş öğreniyorsunuz hem de kendinizi.
Batı hayranlığı yanı başındaki hakikati fark edemeyecek kadar bu insanları körleştirmiştir.. Sera bitkisi yetiştirme misyonu, Allah'ın ismini Gott şeklinde öğretmekle başlıyor bence.. Ben anadilden önce "dadıdil" öğrendim.
"...depresyona karşi Fetih Suresi'ni okursun dediler. Yine sikintiya karşi Taha Suresi'nden bir ayet Rabbim Sadrimi genişlet. Bir başka ayet Allah taşıyamayacağı yükü kimseye yüklemez." Bir kelâm-i kibar: "Rabbim celalinden cemaline siginiriz." Bunların tutkuyla zikredildiğinde sinir sistemim üzerinde yüzde yüz etkili olduğunu gördüm. Her seferinde inanılmaz bir şükran duygusu içimi kaplardı. Vahiyden uzak yaşamak ne korkunç bir şeymiş... Belki de bizatihi hastalığımın nedeni vahiyden uzak yaşamış olmak. Insanın içini kurutan, kahreden o korkunç cehennemi süreçler. Bu tip şeyler müthiş bir şekilde bendeki korkuların kademe kademe buharlaşmasını sagliyor...."
Ayşe Şasa
Timaş Yayınları(epub)
"Zikrin, namazın, duanın; modern tıbbın hiçbir şekilde nüfuz edemeyeceği mucizevî şifa etkileri olduğunu anladım."
Ayşe Şasa
Timaş Yayınları(epub)
"Hayat hikâyemi bir tek çizgiye indirgeyecek olursam: Hep bir arayışın, hakikat arayışının özeti olduğunu söyleyebilirim."
Ayşe Şasa
Timaş Yayınları(epub)
"Başarmak" o kadar önemli miydi?
Yaptığım her işi en mükemmel yapmak, hiçbir yanlış yapmamak ve ille de başarılı olmak… Belki bir Yahudi idealiydi… Giriştiğim her işi en başarılı şekilde yapmam gerektiğini aşılamıştı...
Ayşe Şasa
Timaş Yayınları(epub)
"Varoluşuna sahih bir neden bulamayan insan; bilsin yahut bilmesin korku, endişe ve vehim içindedir. Ben bu marazî hâli, bir imtihandan geçiyor gibi ve en ağır derecelerde yaşadım... Allah hepimizi ve özellikle yeni nesilleri böylesi azaplardan esirgesin..."
Ayşe Şasa
Sayfa 158 - Timaş
Bu Osmanlı'nın son dönemlerinde var, "Kadın yemek kokmamalı!" gibi sözler dolanırdı. Süs kadını... Erkeğin yanında süslü bir refakatçi olacak... Rollerin karıştığı, kökünden koptuğu, çivinin çıktığı bir dönem.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir Ruh Macerası
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051141282
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
"İslam bizi geri bıraktı, Batı karşısında yenilgilerimizin sebebi İslam'dır!" hükmü, giderek bir inanç, bir yaşama biçimi halini aldı. Bunu da modernlik kisvesi altında hınç ve taassupla dolu telkinler halinde yaydılar; bu tür ideolojilere ve akımlara neredeyse meşruiyet kazandırıldı… Bu yanılgıların ortasında doğdum ve yetiştim. Gerçeğin ise tam tersi olduğunu pek çok bedel ödeyerek idrak ettim.

Hayatımın ilk yarısı bir korku filmi gibi geçti… Varoluşuna sahih neden bulamayan insan; bilsin yahut bilmesin korku, endişe ve vehim içindedir. Ben bu marazî hâli, bir imtihandan geçiyor gibi ve en ağır derecelerde yaşadım… Allah hepimizi ve özellikle yeni nesilleri böylesi azaplardan esirgesin…

Şimdi şu eski koltuklarda oturuyorum ve gücümün yettiğince tefekkür ediyorum... Herkes geleceğe doğru hayal kurar; bense geçmişe doğru… Bir bahçeye yolculuk yapıyorum… Manolyalar, frenk üzümleri, yıldız çiçekleri, çimenler; tam bir cennet bahçesi… Bir zamanlar, yani çocukluğumda öyle bir bahçenin ortasındaydım; ama o günlerde o nimetin şükrünü eda edebilme hassasiyetine sahip değildim. Şimdiki halimle; aklım ve gönlümle o güzel bahçeye dönüyorum… Çimenlerin üzerine seccademi serip şükür namazı kılıyorum. Bu benim geçmişe doğru yolculuğum, geçmişe dönük hayalim."

Kitabı okuyanlar 128 okur

  • Ayşe Köker
  • Firuze
  • k rabiâ
  • Felicity Lemon
  • Fatma Daye Nevşehir
  • Ayşe Tuğba Bulut
  • Fatma Nur Güngör
  • Neslihan Ayhan
  • Numan Ermiş
  • Rabia Çelik

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5
14-17 Yaş
%2.5
18-24 Yaş
%32.5
25-34 Yaş
%32.5
35-44 Yaş
%22.5
45-54 Yaş
%5
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%81.5
Erkek
%18.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%45.3 (24)
9
%26.4 (14)
8
%18.9 (10)
7
%1.9 (1)
6
%3.8 (2)
5
%3.8 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0