Ne gariptir ki bir adı da "ruhbilim" olan bu bilim dalı, aynen Harari'de gördüğümüz gibi hem kendisi ve hem de kendisine danıșan insanların "ruh"u ile kavgalıdır.
Bugünkü hâli ile Türkiye'deki dinamik psikiyatri kendi özgül fikirleri olmayan, nakil ve taklit üzerine kurulmuş, ithal edilmiş bir bilimselliktir.