Ne gariptir ki bir adı da "ruhbilim" olan bu bilim dalı, aynen Harari'de gördüğümüz gibi hem kendisi ve hem de kendisine danıșan insanların "ruh"u ile kavgalıdır.
Bugünkü hâli ile Türkiye'deki dinamik psikiyatri kendi özgül fikirleri olmayan, nakil ve taklit üzerine kurulmuş, ithal edilmiş bir bilimselliktir.
Materyalist paradigma, kendi dini ile kavgalı, yitirdiği tevhidi aklında bulacağı ümidini taşıyan Avrupa medeniyetinin bir yol kazasıyken biz bu kazayı hiç sorgulamadan kabul ederiz.