Sanırım, belli belirsiz yaz düşlerinden, güneyde geçen çarpıcı acılardan herhangi bir tanesiydi. Ölümlü aşklara ait ölümsüz ayrılık sözcükleri! Ne farkedecekti, neyi değiştirecekti sanki bir bardağın düşüp kırılması. O, orada, sigara dumanlarının arkasında durup boylu poslu yalanlar söylerken.
Ayda tek sayfalık bir günlük bulundu; şöyle yazıyor şekillerle:
'Omurgamı sana bıraktım
- Ben artık gidiyorum - Bir korkuya ihbar ettim geriye kalan doğrularımı - Yanlışlarımla artık ölüler kadar
mesudum'.