Giriş Yap

Küçük İskender

Yazar
Tasarımcı
8.1
2.752 Kişi
Tam adı
Derman İskender Över
Unvan
Türk Şair, Eleştirmen
Doğum
İstanbul, Türkiye, 28 Mayıs 1964
Ölüm
İstanbul, Türkiye, 3 Temmuz 2019
Yaşamı
Asıl adı Derman İskender Över. Grafik sanatçısı Derman Över’in oğludur. Kabataş Erkek Lisesi'nden mezundur. Beş yıl İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, ardından da üç yıl İÜ Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümünde devam ettiği yüksek öğrenimini tamamlamadı. Tezgâhtarlık, düzeltmenlik, sokaklarda kartpostal satıcılığı, seslendirme, televizyon için skeç ve senaryo yazarlığı, fotoroman oyunculuğu, reklam ajansında kostümcülük, mizah dergilerinde köşe yazarlığı, resepsiyon memurluğu, barmenlik, meyhane işletmeciliği, erotik dergilerde köşe yazarlığı, televizyonda şiir programları, barlarda sanat söyleşileri, radyolarda programcılık, şarkı sözü yazarlığı gibi çok çeşitli işler yaptı. İlk şiiri Milliyet Sanat’ta İskender Över imzasıyla yayımlandı. Şiir ve yazıları, 1986’dan itibaren Adam Sanat, Gösteri, Şiir Atı Öküz, Deli, Sombahar gibi dergilerde yer aldı ve 'Marjinal şair' olarak tanınmaya başladı. 1980’lerde yazılan şiirin içinde ayrıksı kişiliğiyle paralel bir şiir koydu ortaya. Erotik şiirleriyle tanındı. Başta, sözcük oyunlarından şiirini arındırarak sözcüklerin arka planını ön plana çıkaran bir tutum sergiledi. Olduğu gibi görünmekten yana olduğunu vurgulayarak “naif yani çocuk diliyle pat diye söylemekten” yana şiirler yazdı. Şiiri, çizgisini, modern çağa yönelttiği eleştirilerle, uyumsuzluğu ve aykırılığı ile belirledi. Bütün yazı ve şiirlerinde yerleşik ahlâksal değerleri sorguladı. Kimi Avrupa ülkelerinde çıkan antolojilerde şiirleri basıldı. Kanada'da yayımlanan Descant adlı edebiyat dergisinin Türkiye özel sayısında, ABD'de ise Murat Nemet Nejat'ın 'eda' kavramında yoğunlaştığı Türk şairlerinden çeviri antolojisinde kendine yer buldu. 2000 yılında İtalya'da düzenlenen Avrupalı Genç Şairler Yarışması'nda (La Giovane Poesia D'europa Nel 1999) ilk ona girdi ve bu şairlerle birlikte kitaplaştırıldı. Yine aynı yıl Orhon Murat Arıburnu Ödülleri'nde Bir Çift Siyah Deri Eldiven adlı şiir kitabıyla birincilik alarak ödüllendirildi. 2001 yılında Almanya'da, 2002'de de Hollanda'nın çeşitli şehirlerindeki etkinliklerde konuşmacı olarak ve şiir performanslarıyla yeraldı. 2003 yılında Berlin'de düzenlenen İlk Türkiyeli Eşcinseller Kongresi'nde bu konudaki dekleresini okudu. 2004'te Newyork'ta ve Kuzey Carolania'da üniversitelerde konuşma yaptı ve tek kişilik okuma gecelerine konuk oldu. Bir dönem seslendirme, senaristlik, radyo programcılığı, şiir matineleri de yapan Küçük İskender, içlerinde Ağır Roman ve O Şimdi Asker'in de bulunduğu beş filmde de oyuncu olarak rol alan sanatçı, kanser tedavisi gördüğü hastanede 3 Temmuz 2019'da 55 yaşında hayatını kaybetmiştir. ESERLERİ: Şiir: Gözlerim Sığmıyor Yüzüme (1988), Erotika (1991), Yirmi5 April (1994), Periler Ölürken Özür Diler (1994), Güzel Annemin Hayal Gücü (1996), Suzidilâra (1996), Ciddiye Alındığım Kara Parçaları (1997), Papağana Silah Çekme (1998), Gözyaşlarım Nal Sesleri (1999), Cehenneme Gitme Yöntemleri (1999), Bahname (2000), İpucu Bırakma Sanatı (2000), Bir Çift Siyah Deri Eldiven (2001), Klarnet (2001), Çürük Et Deposu (2001), Bir Nedeni Yok Yalnızca Öptüm (2002), Siyah Beyaz Denizatları (Toplu Şiirleri 1, 2003), Insectiside (2003), Bir Daha Bana Benzeme Angel! (2004), Dicle ile Fırat (2004), Çok Ayıp Bir Şey Mutluluk (seçme şiirler, 2004), İskender’i Ben Öldürmedim (2005), Karanlıkta Herkes Biraz Zencidir (2006). Deneme: 666 (1994), Şiirli Değnek (1995), Pop H’art (1997), Eski Kral Deposu (2002), Made in Hell (2001), Eflatun Sufleler (2002), Rimbaud’ya Akıl Notları (2004), Ortadoğa Hapishanesi (seçme yazılar, 2004), Burç Hikâyeleri (2005). Hikâye: Dedem Beni Korkuttu Hikâyeleri (1992), İkizler Burcu Hikâyeleri (1993), Belden Aşağı Aşk Hikâyeleri (1996), The Kırmızı Başlıklı İstasyon Şefi (1996), Alp Ağrısı (2000), Balık Burcu Hikâyeleri (2000). Günce: Cangüncem 1984-1993 (1996). Roman: Flu’es (1998), Zatülcenp (2000). Derleme: Aşk Şiirleri Kolonisi (2003).

İncelemeler

Tümünü Gör
192 syf.
·
5 günde
Neden Küçük İskender okumalı?
Neden Küçük İskender okumalı? 1) Cinselliğin her türlüsünün normal bir şey olduğunu kanıksamanıza yardımcı olacaktır. Bizler seksi zevk için yapan hayvanlarız. Papadan tutun da yeryüzündeki bütün imamlara kadar herkes sevişir. Bölünerek çoğalmayı milyonlarca yıl önce bırakmış genlerimizden haberdar değilmişiz gibi davranmayı bırakmamıza, bunu yapanlara kıçınızla gülmenize yardımcı olacaktır Küçük İskender. 2) Anal seksin faydalarını anlamanıza ve gülümsemenize yardımcı olacaktır. Nedir peki bu faydalar? ‘’Sado-mazoşist duygularınız gelişeceğinden yaşadığınız hayata ve acılara daha kolay uyum sağlayabileceksiniz.’’ (Syf.126) ‘’Kişilere farklı ritimler, melodiler kaydeder. Karyola daha fazla gıcırdar.’’ (Syf.127) ‘’Ferahlık yaratır. Gazoz gibidir. Özellikle sıcak havalarda ağzınızı açtığınızda cereyan yapar ve böylelikle serinleme imkanı bulursunuz.’’ (Syf.125) 3) Yukarıda gördüğünüz ve daha nicesinde görebileceğiniz üzere, nüktedan bir toplum kaçığı olmaktan hiç çekinmeyen bir yazarı okumuş olursunuz. Espri anlayışınızda gözle görülebilen bir artış saptanır. Arkadaşlarınız artık sizleri daha eğlenceli bireyler olarak nitelendirir. Kendinizi ve çevrenizi renklendirmiş olursunuz. 4) Eşcinsel olmanın faydalarına daha hâkim bireyler olarak hayatınıza devam etme lüksüne sahip olabilirsiniz. ‘’Kadın sorunlarına daha duyarlı olursunuz. Çünkü siz erkekleri de, kadınları da çok iyi tanıyor ve biliyorsunuzdur.’’ (Syf.80) ‘’Yatakta iş kazası sonucu baba olmak tarihe karışacaktır’’ (Syf.82). Aranızda homofobik var mı bilmiyorum ama varsa eğer ilk olarak onlar okumalı Küçük İskender’i. Belki bu hastalıktan kurtulma yolunda büyük bir adım atmış olur ve tedavinin ilk aşamasını tamamlamış şekilde hayatlarına devam edebilirler. 5) Yeraltında kalmış, toplumun dışına itilmiş, topluma zararlı olduğu düşünüldüğü için hakkında konuşmanın, yazmanın ve hatta düşünmenin bile toplumca yasaklandığı şeyleri öğrenirken; yaşamımızda, ufak hayatlarımız dışında neler olabileceği hakkında daha derin düşüncelere, fikirlere sahip olmamızı sağlayacaktır. (NOT: Yeraltı edebiyatı sevmem ben diyenlerin direkt Küçük İskender’den başlamalarını önermem, sert gelebilir. Romanlar bunun için daha idealdir. Yeraltı edebiyatının romanlarını şöyle bir keşfe çıkın, ondan sonra gelin buraya, biraz nasırlaşmış olsun teniniz. Taptaze şekilde Küçük İskender okumak güç iş olmalı.) 6) Bir yazarı siyasi, sosyolojik yahut psikolojik bir kalıba sokamadan okumanın keyfi bambaşkadır. Kimdir Küçük İskender? Komünist mi, faşist mi? Kapitalist bir yağcı mı, sosyal liberallerden mi? Anarşist ve düzen karşıtı bir şarlatan, popüler olanın azılı düşmanı mı? Yoksa eşcinseller kulübü başkanı, onların haklarını canhıraş bir şekilde savunan yüce bir aktivist falan mı? Hayır. Sadece bir şair. Köşesinde yalnız başına birasını yudumlarken kişisel perileriyle beraber şiirler yazan, sabahtan akşama kadar içi dışı şiir, edebiyat olan bir insan. Kim böyle bir insanın yazdıklarına göz atmak istemez ki! Manyak olmayın, okuyun şu manyağı. 7) Şiir bana göre bolca imgelemin dans seyri demektir. Onları şairin bakışından anlamlandırmak da kendi bakışından anlamaya çabalamak da şıktır. Küçük İskender sizlere bu zevki bolca tattırabilecek bir şairdir. Onu okumak bir miktar beyin jimnastiği yapmak anlamına gelebilir. 8) Sonuç olarak, Derman’ın yazdıklarına kendini bırakmanın dayanılmaz hafifliği başkadır. ‘’Onu uyurken seyretmek, bilincinin şifresini çözmek, gözkapağının altında -gecenin bir yarısı kıpırdayan- yavru cinler.. Ne soytarılıktı. Ne oruspucaydı. Başarılı kurgulanmıştı." (Syf.119) Bırakın kendinizi yahu, korkmayın. Şu kadarcık ahlakınıza bir şey olmaz. "Sevgilimin saçları, zifirin edebiyatıydı. O, puslu, reddi güç bir suskunluğun sultanı; o peygamberlerin kol saatiydi. Sahteydi biçimleri, aslını göğsünde gizlerdi. Cumhuriyet ilan edilmişti meme uçlarında. Üstünlüğüm, cesaretimdi oysa. Parçalanacaktı en sonunda mutlaka, matemim. Gerçekten sevecektim onu.. Yatacaktık da! Böyle sürerse eğer düşüncelerim, ruhum mor bir bağırsakta mor ötesi bir tenya rolünü üstlenecek! Dokunabilmeliydim ona. Dokunursam, seziyorum, çıktığım yolun toprağına dönüşecek gövdem. Tanrım! Açlığım, tok oluşumdandır. İnsan, lütfen! Beceriksizliğin puşt deyimleriyle ve kudretsizliğin olgunlaştıran deneyimleriyle soracağım kendime: Neredeyim? Nerdedir o?" (Syf.119-120) . . . Toplumun dışında kalmak çok sık rastlanılan bir şeydir fakat toplumun dışındakileri yazmak ve bunu edebiyat gibi sıkı sıkıya korunan bir değerle harmanlamak güç iştir. Yeraltının varlığını Türkiye gibi bir ülkede, ilk olarak ve en yüksek sesle Küçük İskender bağırmıştır. Sık sık şiir dinletilerinde bulunmasının temel sebebi toplumdan şiiri ayırmamak gerektiğinin bilincinde olmasıdır. Bir avuç gözlüklü akademisyenin avcunda ve beğenisinde değildir şiir de edebiyat da. Ancak kalıpların ve tanımlamaların dışına çıkabilen şeyler aktif olarak var olmayı sürdürebilir. İşte Küçük İskender de bunu yapmaya çabalıyordu. Kanıksanmış olan ‘’doğruları’’ dürtmek en sevdiği şeydi. Zaten kanıksanmış olanı deşmek en ahlaki görevimiz değil midir? Işıklar içinde uyusun Derman. Bu inceleme vesilesiyle birkaç konuda teşekkür etmek istiyorum
Samet Güzel
'e. Küçük İskender'i elbette tanıyordum ama onunla tanışmamı sana borçluyum. Teşekkür ederim o güzel Derman alıntıların için, benim iştahımı kabartmıştın. Bu inceleme belki hiç yazılmayabilirdi, beni bu konuda yüreklendirdiğin için de bir kez daha, buradan, teşekkürü borç bilirim güzel insan.
666
7.6/10 · 221 okunma
·
7 yorumun tümünü gör
Reklam
224 syf.
Durmayın..Siz kaçın kurtulun. Ben oyalarım hatıraları..
Küçük İskender-in şu ana kadar okuduğum en iyi kitabı. Belki sayfası çok ve onu daha çok okumak şansım olduğu içindir kim bilir. Bir Oruç Aruoba ve Pınar Çekirge hayranı olarak , galiba ilk 3lüğe dahil edeceğim adamı buldum. Hemen hemen her dizesini sevdiğim alıntı haline getiren şair bu sürrealist yazı tarzıyla bana en sevdiğim yönetmen olan David Lynch-in andırıyor ki, bu da benim için çok çok değerli. Şu an hayatta olmaması çok acı, çıkardığı her kitabı muhtemelen ilk alanlardan olurdum. Değişik bir kafası olan, zeki bir şair..
The God Jr
8.2/10 · 293 okunma
·
96 syf.
senin hiç sevgilin öldü mü?..
Küçük İskender-in crush ım olduğunu zaten cümle alem bildi. Her kitabını severek okuduğum, satışta bulamadığım kitaplarını 2ci el kitapların içinden bulup sipariş ettiğim bir şair. Bu kitap benim için özellikle değerli. Kitabın ismi dikkatimi çekti ilk. Ölen sevgili ve ya sevgilinin ölmesi konusu.. Tabii ki hayatımızda hiç yaşamak istemediğimiz bir olay.. Ama hani yaşanmışsa, nasıl tepki gösterilir? Bu tepki çok farklı olabilir.. Kimisi isyan eder , kimisi delirir, kimisi de susar, sakin kalır. İşte o sakin kalanlar hayatları boyunca devam edecek bir travma edinir.. içine atar ve güçlü durmaya çalışır. Zira hayatı boyunca devam edecek anıları kafasından istese de , tamamen silemez. Film şeridi misali anılar aklındadır, bazen olmadık yerlerde en küçük şeylerde belirir. Hayata devam etmek ilk başta çok ağır gelir, ama devam edersin yine.. zira insanın yaşama içgüdüsü her şeyden üstündür . Bir daha sevemez mi? Şanslıysa sever. Ama birine güvenmek ve ya bağlı kalmak zor olur. Şanslıysa eğer, kaderin bu zorluğunun üstesinden gelir, hayata tam anlamıyla devam eder.. Zorlandığı tek şey bazen önüne çıkan hatıralar ve kontrol edemediği rüyalar olur.. F.Mercury şarkısında denildiği gibi, "the show must go on.." . Ölenle ölünmez, ama ölenle bir parçan ölür o kesin. Bu parça insanlara güvenin mi olur, fedakarlık yapma isteğin mi olur bilemem.. Tek bildiğim kimseye gram eyvallahının kalmaması. Nerden mi biliyorum bütün bunları? Benim de sevgilim öldü bir zamanlar.. Zaman her şeyin ilacıdır.. Konudan uzaklaşmadan, kitap her zamanki gibi güzel..
Ölen Sevgilimin Şiir Defteri
8.1/10 · 365 okunma
·
1 yorumun tümünü gör
Reklam
2
4
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.42