Küçük İskender

Küçük İskender

Yazar
7.7/10
1.010 Kişi
·
4.118
Okunma
·
1.014
Beğeni
·
34,9bin
Gösterim
Adı:
Küçük İskender
Tam adı:
Derman İskender Över
Unvan:
Türk Şair, Eleştirmen
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 28 Mayıs 1964
Ölüm:
İstanbul, Türkiye, 3 Temmuz 2019
Asıl adı Derman İskender Över. Grafik sanatçısı Derman Över’in oğludur. Kabataş Erkek Lisesi'nden mezundur. Beş yıl İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, ardından da üç yıl İÜ Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümünde devam ettiği yüksek öğrenimini tamamlamadı. Tezgâhtarlık, düzeltmenlik, sokaklarda kartpostal satıcılığı, seslendirme, televizyon için skeç ve senaryo yazarlığı, fotoroman oyunculuğu, reklam ajansında kostümcülük, mizah dergilerinde köşe yazarlığı, resepsiyon memurluğu, barmenlik, meyhane işletmeciliği, erotik dergilerde köşe yazarlığı, televizyonda şiir programları, barlarda sanat söyleşileri, radyolarda programcılık, şarkı sözü yazarlığı gibi çok çeşitli işler yaptı.

İlk şiiri Milliyet Sanat’ta İskender Över imzasıyla yayımlandı. Şiir ve yazıları, 1986’dan itibaren Adam Sanat, Gösteri, Şiir Atı Öküz, Deli, Sombahar gibi dergilerde yer aldı ve 'Marjinal şair' olarak tanınmaya başladı. 1980’lerde yazılan şiirin içinde ayrıksı kişiliğiyle paralel bir şiir koydu ortaya. Erotik şiirleriyle tanındı. Başta, sözcük oyunlarından şiirini arındırarak sözcüklerin arka planını ön plana çıkaran bir tutum sergiledi. Olduğu gibi görünmekten yana olduğunu vurgulayarak “naif yani çocuk diliyle pat diye söylemekten” yana şiirler yazdı. Şiiri, çizgisini, modern çağa yönelttiği eleştirilerle, uyumsuzluğu ve aykırılığı ile belirledi. Bütün yazı ve şiirlerinde yerleşik ahlâksal değerleri sorguladı.

Kimi Avrupa ülkelerinde çıkan antolojilerde şiirleri basıldı. Kanada'da yayımlanan Descant adlı edebiyat dergisinin Türkiye özel sayısında, ABD'de ise Murat Nemet Nejat'ın 'eda' kavramında yoğunlaştığı Türk şairlerinden çeviri antolojisinde kendine yer buldu. 2000 yılında İtalya'da düzenlenen Avrupalı Genç Şairler Yarışması'nda (La Giovane Poesia D'europa Nel 1999) ilk ona girdi ve bu şairlerle birlikte kitaplaştırıldı. Yine aynı yıl Orhon Murat Arıburnu Ödülleri'nde Bir Çift Siyah Deri Eldiven adlı şiir kitabıyla birincilik alarak ödüllendirildi. 2001 yılında Almanya'da, 2002'de de Hollanda'nın çeşitli şehirlerindeki etkinliklerde konuşmacı olarak ve şiir performanslarıyla yeraldı. 2003 yılında Berlin'de düzenlenen İlk Türkiyeli Eşcinseller Kongresi'nde bu konudaki dekleresini okudu. 2004'te Newyork'ta ve Kuzey Carolania'da üniversitelerde konuşma yaptı ve tek kişilik okuma gecelerine konuk oldu. Bir dönem seslendirme, senaristlik, radyo programcılığı, şiir matineleri de yapan Küçük İskender, içlerinde Ağır Roman ve O Şimdi Asker'in de bulunduğu beş filmde de oyuncu olarak rol alan sanatçı, kanser tedavisi gördüğü hastanede 3 Temmuz 2019'da 55 yaşında hayatını kaybetmiştir.

ESERLERİ:
Şiir:
Gözlerim Sığmıyor Yüzüme (1988),
Erotika (1991),
Yirmi5 April (1994),
Periler Ölürken Özür Diler (1994),
Güzel Annemin Hayal Gücü (1996),
Suzidilâra (1996),
Ciddiye Alındığım Kara Parçaları (1997),
Papağana Silah Çekme (1998),
Gözyaşlarım Nal Sesleri (1999),
Cehenneme Gitme Yöntemleri (1999),
Bahname (2000),
İpucu Bırakma Sanatı (2000),
Bir Çift Siyah Deri Eldiven (2001),
Klarnet (2001),
Çürük Et Deposu (2001),
Bir Nedeni Yok Yalnızca Öptüm (2002),
Siyah Beyaz Denizatları (Toplu Şiirleri 1, 2003),
Insectiside (2003),
Bir Daha Bana Benzeme Angel! (2004),
Dicle ile Fırat (2004),
Çok Ayıp Bir Şey Mutluluk (seçme şiirler, 2004),
İskender’i Ben Öldürmedim (2005),
Karanlıkta Herkes Biraz Zencidir (2006).

Deneme:
666 (1994),
Şiirli Değnek (1995),
Pop H’art (1997),
Eski Kral Deposu (2002),
Made in Hell (2001),
Eflatun Sufleler (2002),
Rimbaud’ya Akıl Notları (2004),
Ortadoğa Hapishanesi (seçme yazılar, 2004),
Burç Hikâyeleri (2005).

Hikâye:
Dedem Beni Korkuttu Hikâyeleri (1992),
İkizler Burcu Hikâyeleri (1993),
Belden Aşağı Aşk Hikâyeleri (1996),
The Kırmızı Başlıklı İstasyon Şefi (1996),
Alp Ağrısı (2000),
Balık Burcu Hikâyeleri (2000).

Günce:
Cangüncem 1984-1993 (1996).

Roman:
Flu’es (1998),
Zatülcenp (2000).

Derleme:
Aşk Şiirleri Kolonisi (2003).
Ama yine de memnun olmuyorsan bu tavırdan ve
kızıyorsan ve sinirleniyorsan, olsun,
biz yine geliriz; yine yazar, söyleriz; ölürüz;
biz yine gideriz;
Sen, rahatını bozma o zaman, güzel bir çocuk gibi
bu şık dünya yatağında
böyle masum böyle mazlum uyu Türkiye,
Küçük İskender
Sayfa 152 - Can Yayınları - 2019
'Uzak Asya'dan gelip Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket.. sizin! Afiyet olsun efendiler!' demekten
bıktım, bıktık, anlıyor musun, orada mısın Türkiye,
Küçük İskender
Sayfa 152 - Can Yayınları - 2019
Bizi milletçe sevmeyenlere ayar oluyorum;
ağızlarını burunlarını kırarak
onlara medeniyet öğretmek istiyorum Türkiye,
Küçük İskender
Sayfa 151 - Can Yayınları - 2019
Türkiye, ayıptır sorması ne zaman akıllanacağız;
Türkiye, Kıbrıs'ın yakasını ne zaman bırakacağız ve
ne zaman yaraşır olacağız binlerce devrim şehidimize,
Küçük İskender
Sayfa 151 - Can Yayınları - 2019
-özgün törenlerle anmalıyız darağaçlarında
kuruyanları, sokaklarda vurulanları ve dağlarda
kahpece avlanılanları
Küçük İskender
Sayfa 64 - Can Yayınları - 2019
144 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
"Allah iyiliğini Versin! Ortalık toz_ duman " dedi .. Pol Gara-Yeşim Firûzan
"Şiir kusuyorum" dedim :)
"Kan kustum. .
"Kin kustum .
Iyi geldi "deneyin"

Şiire spoiler olurmu ?? Oldu varsay hadi başlayalım ..
#spoileeeer#
Aşka #spoiler#
Infaza #ölüme #dirime#ömrüme #spoileeerrrrr ..

"âşık oldum mu .
"kurt " inerdi yüzüme
birden fazlaydı katilim ..
cesedimi bulamadı sahibim.. "

diye başlıyor kitap ..

Bu sefer fena geliyor dedim ,çarpacak, dağıtacak yüzümü, gözümü dedim ..
Yapma dedim ..
Yap dedim .. kendi söylediğimi senden de duyayım "istedim" ..
tam da öyle oldu ..
"ben"li kelimelerle sıcak bıçaklar soktu kalbime .."sen"li mısralarla buzdan kılıçlar ..
Ohhhh olsun bana :)) "biri beni öldürdü" :)

"Mükemmel "

"karışıyorsa her olaya bakışlarıyla..
orada sarkıtılmış cam iplere asılı gözbebekleriyle ..

avuçlarına damlayan sıcak mumlara harf diye
bakayazarak yazdığınız sır sağanağın altında
içinize sığınmış herhangi bir asansörde
mahsur kalır his..

..bir gün

siz de düşeceksiniz."

Kitabı okuyun. .

"Düşün biraz , bırakın şu sağlam sandığınız akıl iplerinizi. . "

Tekrar söylemeyeceğim bunu ..
Çok tekrarcı bir yapım yok "doktor" bilirsin :)) __ istisnalar hariç, onlar kaideyi bozmuyor __ :) bozamıyor :)

Uzatmayacagım ..karnım aç kahvaltı etmek niyetim .. ruhum beslendi kanla,bedenim cansız ,takviye ister insanca ..
Insanmıyım ben ?
Robot değilim google öyle söylüyor. .
O zaman "yemeliyim"..
.. ekmek üstü cam şiirler ile reçel bir arada ..vişne olsun ,kırmızı olsun, bana "sen'i hatırlatsın , kendimi unuttursun :))

Efendim :))

Namıyla "küçük Iskender " sevdiğim insan "tayfasından" ..
Bes yıl önce ilk şiir dinletisine gittiğimde "sesinin tınısını" kazımıştım beynime "onun şiirlerini" hiç kimse ondan iyi okuyamaz bu böyle biline ..
ritmik okumaları vardır birden çarklar döner gibi hızla söylenmeye başlar ..
ard arda gelir "küfür misali " dizeleri ..
"bi nedeni yok yalnızca öptüm " der " sana bu mektubu Paristen " yazıyorum der .. muhalif konuşmalar yapar güldürür ..tersi pistir "öldürmez süründürür !!! "

"Adam olana "adamın dibi " dir ..
Olmayana "leş" "

O bir ..

"Tehlikeli Ten..
Tehlikeli Dudak.
Bedeni..
.. Tehlikeli "


Yüksek sesle okudum , kanımla imzaladım ,kalbimin kitapları rafına kaldırdım ..
Pişman değilim .
Ölürken de "özür dilemeyeceğim " :)



Son söz :)

"Ben Siyahta Kazı Yapıyordum...
.. Sana Çamurdan Siyah bir Ayna
çıkartacaktım.
..Onu Sana Getirecektim.
Sen Aynaya Bakacaktın.
"Ben Sırrını Tutacaktım "

...nokta ,nokta, nokta ... :))
Boşlukları doldurun ,beni de yormayın
Gittim .. :))




.
80 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Takım tutarız şampiyon olmaz...
Siyasi parti tutarız iktidara gelmez...
Aşık oluruz kavuşamayız...
Birini severiz bize bakmaz...
İskender yazar, okuyucu beğenmez....
Bir parkta aç...
sigarasız...
ve mahçup oturmuş...
Nazım’ın oğlu...
Can Baba’nın sağ kolu...
Evrilirken devrilen mülteci...
Ceketi Van marka...
Gömleği Bingöl yaka hayatla kavgalı Anadolu devrimcisi...
............
Takdir edilmeyişine hatta
okunmayışına sitem etmek yerine kendinden kendi de hazzetmediğini söyleyip
Yavan gelen...
Yayan giden İskender bileti olmadan yolculuğa çıkmaya azmetmiş...
Sabit bir huzursuz o...
Fay hattı kırık olası bir deprem...
........
Masal gibi başlayıp trajedi olarak biten ömründe hedefi 22. yüzyılda tarihin en önemli romantik serserisi olarak anılmak. ( Hedefi bence yüz yıl öncesinden isabet etti.)
Gece olduğunda kanayan pek çok yarası var...
Yarım bıraktığı pek çok hikayesi...
Ve herkesten gizlediği berbat bir sevgilisi...
Bir köy ağıtının kör bıçağıdır İskender...
Asitle yıkanıp temizlenir...
Omzuna astığı tüfeği o uyurken patlar...
İçinde yanan ateşi söndürmek yerine onunla ısınmayı öğrenir.
Alın yazısı alt yazılı bir film; izlerken uyuyakalma ihtimali yüksek ...
Perişan sözcüklerden bir korku sarayı ören bu isyankar ruh hayattan tasarruf edip erken ölmeyi kafasına koymuş....
Sosyal ağlarda aforizmalarıyla boy gösterse de çok tercih edilen bir yazar değil. Yeraltını onunla gezmekten çok keyif aldım ben.
Bir süredir tedavi gördüğünü biliyoruz hatta vedalaştı okurlarla; kalan işlerini tamamlayıp fişi çekeceğini belirterek.
Yeraltı seviyorsanız İskender güzel bir rehber....
Dipnot: Şifa onunla olsun.
144 syf.
·1 günde·7/10
Merhaba dostlar .
Şiir kitaplarına ara vermiştim bugün bir tane okuyayım dedim. Şu sıralar okumayıda düşünüyorum. Şiir kitaplarına elimden geldiği kadar inceleme yapıyorum, gerçi şiir kitaplarına inceleme yazmayı daha çok seviyorum. Neyse bunları bırakalım incelemeye geçelim.

Küçük İskender kimdir?
Bende bilmiyorum. Kendisini seven var sevmeyen var.
Peki ben seviyor muyum?
Kanım nedense kendisine pek ısınmıyor ama nefrette etmiyorum.
İskender'i tanımak istiyorsan 'Türkiye' adlı şiirini tavsiye ederim çünkü şair/yazar o şiirde kim olduğunu baya haykırıyor. Bu kitabın en sonunda bu şiir yer almakta.

Kitap güzel başladı bu yüzden başlığa 'İYİ' yazdım, ilk şiiri çok beğendim ama bir anda şiirler kötüye gitti bu yüzden başlığa 'KÖTÜ' yazdım. Neyse olur öyle dedim okumaya devam ettim ama şiirler daha kötüye gitti başlığa tekrar 'KÖTÜ' yazdım. Şiirde genel olarak HAKARET, KÜFÜR, İSYAN, UMUTSUZLUK, AŞK... Başrol oynuyor. Bir ara kitabı bıraksam mı diye düşünmediğim değil, çünkü şiir dediğin naif olur, duyguya güzel hitap etmeli, şair acılarını anlatırken umutlarınıda anlatır. Şiirde intihara teşvik olması hiç doğru değil. Hatta Küçük İskender şiirlerini gençlere tavsiye etmem çünkü isyan ve intihar teşvik eden şiirleri tavsiye etmek doğru olmaz. Neyse sonra güzel şiirleri görebildim (başlıkta iki kötüden sonra 'İYİ' ekledim), nihayet dedim ama sonu bozan 'Türkiye' adlı şiir oldu, başlıkta bu yüzden 'BERBAT' yazdım sonda çünkü İskender'i o şiirle tanıdım... Merak eden varsa internette açıp okuyabilir.

Genel olarak beğendim gibi, ama şiirlerde kalite olduğunu düşünmüyorum.

Bu arada şunuda belirteyim (kitaba haksızlık olmasın) gerçekten güzel alıntılar var ama dediğim gibi şiirler genel olarak iyi değil.

İsteyen okuyabilir sonuçta bu zevk meselesi... Ama küfür, isyan, hakaret gibi şeylerden nefret edenler hiç okumasın.

Okuyacaklar için keyifli (olur umarım :D) okumalar.
104 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10
Ben bu kitabı alalı yaklaşık 8 sene olmuştur. O zamanlar lisedeydim ve merakla alıp okumuştum. Başka şair kalmamış gibi en zorundan başlamak. Tabi ki hiçbir şey anlamamıştım şiirlerinden. Yüksek ihtimalle Küçük İskender’in neden sevilmediğini şimdi açıklayabilirim.

Aşklı meşkli romantika şiirlere son verin. Küçük İskender çoğunuzun o romantik, sevgi dolu eksik tarafınızı tamamlamayacak. Üstüne bariz bir şekilde ben burada eksikliğimi yazıyorum. Dolu tarafımız yok diye bas bas bağıracaktır. Daha çok sokak ağzı dediğimiz hafif siyaset, romantik değil ama dramatik içerdiği ve olmazsa olmaz küfür kıyameti koparan Neyzen Tevfik ve Can Yücel tarzı şiirlerini okumuş oluyoruz. Fakat bu tarzı sevmeyen için tabi ki eziyet gibi gelecektir.

Bir de dip not düşecek olursak şiiri anlamak var anlayabilmek var. Şiir dediğimiz olay kısa cümlelerle dünyaları sığdırmaktır. Bundan dolayı da Küçük İskender’in tarzı da üstü kapalı anlayabileceğimiz şekilde şiirlerinde ikililik anlamı çıkartılabiliyor. Yani şiirlerini okurken ayrıntılara tek başına bakarsanız bir anlamı var. Bütününe bakarsanız başka bir anlamı var. Bu yüzden de bu kitabı okurken ön yargılarınızı ve kendi görüşlerinizi bir kenara bırakıp okumanızı tavsiye ederim.
157 syf.
Sûz-i Dilârâ...
Gönül süsleyen ateş anlamında, farsça kökenli bir sözcük olup klasik Türk müziğinde lll.Selim'in oluşturduğu ''gönlü avutarak, gönlü süsleyerek yakan'' olarak tanımlanabilen eşsiz makamdır. Ayrıca Adam yayınlarından 1996 yılında yayınlanan bir Küçük İskender kitabının ve şiirinin adıdır.

İskender'e gelecek olursak; (Hiç gitmedim ki.. :)
Çağdaş Türk Şiiri'nin bilinen isimlerinden Derman İskender Över 1964 yılında İstanbul'da doğdu. Küçüklüğün den itibaren mesleklere karşı duyarsız olduğunu söylemiş ve başarılı bir eğitim hayatına rağmen tıp fakültesini bırakmıştır. Sosyoloji de okumuş fakat onu da 3.sınıfta bırakmıştır.
Bildiğimiz adıyla Küçük İskender; sinema, şiir ve tiyatroya meraklıydı. Ömrü boyunca birçok eser vermiş, verimli bir yazar olmuştur. Gönül Garip Bir Kuştur, Ağır Roman ve O Şimdi Asker filmlerinde oynamıştır.
Kanser tanısı konulan Küçük İskender'i 55 yaşında iken kaybettik. Işıklar içinde uyusun.

Edebiyat ve müzikte bazen hissettiğim, gerçekliğin saf hoşluğunu yansıtabilen şair. Bu his sanki böyle görmediğimiz, arka planda kalan ama aynı zamanda gördüklerimizin de orada olabilmesini sağlayan bir gerçekliğin aslında gördüklerimizden daha güzel olduğu hissiydi.

Canım canım canım.. Ah!
Bu ülkede bütün inancımıza, ahlakımıza, aşkımıza, sevda anlayışımıza ve bunların içindeki ikiyüzlülüklerimize, yalanlarımıza en sert , en güzel tokat atan insanlardan biriydi.
En sevdiğim, en ağladığım, en güldüğüm, en küfrettiğim çoğu satırın sahibi...
Kaideyi bozmadı güzel insan. Belki de o naif bünyelerin cehennemidir bu dünya...
Ruhun, ah küçüğüm, dağılsın yeryüzüne...

Alaaddin'in sihirli lambası elime geçse; 3 dilek hakkını geçin.
Tek dileğim İskender' in hayata geri dönmesi olurdu.
2'si size kalsın. :)

Ön yargılardan arınıp; okunması, okutulması, tanınması, tanıtılması gereken yüce ruhlu kişiliktir..

Bir ateşti Sûz-i Dilârâ...

v.
üstüne zümrüt serpilmiş
gece karanlığı,
yüzümde
fiske fiske sudan zona

seni görüyorum
bir denklanşöre basarcasına
yumuyorum gözlerimi

slayt slayt
kare kare sen
üçgen içime
seni yerleştiriyorum

joan baez
telefon konuşmalarımızda
- ne olur beni ara
diye cıvıldayan yüreğim

yürekler kıpır kıpırtı
yürekler suzidilara!

vı.
sigarasını
gül tablasına silken gençliğim
ömrümün suzidilarasını
koyverdiğim devrim:

sevdiğimi dilbilgisi kurallarınca
zamir ettim
aşkı çırılçıplak yalnızlığımda
bir vakit misafir ettim

dışarı çıktım
küfrettim yollara

hasretin hısmına hay
yaltaklanan kahpe
suzidilara!
https://www.youtube.com/watch?v=fmesbE-FPvg
282 syf.
·Puan vermedi
Ben yazarken çok korktum; eğer satırlar arasında kaybolursaniz, seslenin, gelip sizi de severim... Fantastik hayallerimin kurgulandığı, it cazı serzenişlerimin korkusuzca haykırıldığı bu esere hayran olmamak ne mümkün
231 syf.
·9 günde·10/10
Bir Küçük İskender kitabı daha.. Bu adam bence kelimeleri nasıl kullanması gerektiğini çok iyi bilen bir virtüöz..

"Ruhuma iyi bakın
Ben mühim değilim"

diyor.. Gerisini siz düşünün..!
256 syf.
·22 günde·Beğendi·10/10
Bu kadar mükemmel bir kitabın yıldızı nasıl bu kadar düşük olur? Anlamıyorum. Kitaptaki sevdiğim yerleri alıntı yapacağım derken tüm kitabı buraya yazmaktan korkuyorum. Lütfen, bu adama karşı bu kadar acımasız olmayın, böyle kaliteli bir yazarı harcamayın.
282 syf.
·5 günde·1/10
Büyük bir ümit, büyük bir heyecan ve büyük bir darbe... Ne dememi bekliyorsunuz ki bu kitap hakkında? Aldığıma bin pişman oldum. Okuduktan sonra baltalayıp, parçalayarak yakacaktım ama içim el vermedi. Bir insan bu kadar mı gereksiz yazar? Hadi, güzel bir şey anlatsa neyse! Daha ne anlattığını bile anlamadım. O kadar ki berbattı. Şiir mi, olabilir? Deneme mi, olabilir? Porno mu, olabilir? Her şey olabilir ama keşke benim okuduklarım arasında olmasaydı! Bu kadar düşük puanı daha önce hiç bir kitaba vermedim. Ama bu kadar da olmaz ya! Hani merdiven altı derler ya, işte bu da yatak altı versiyonu. Türk şiirine hayırlı uğurlu olsun demekten başka bir şey bulamıyorum. Umarım bu kitap gözünüzün önünden bile geçmemiştir. Bu kitabı okumayın! Başka bir kitap için: iyi okumalar...

Yazarın biyografisi

Adı:
Küçük İskender
Tam adı:
Derman İskender Över
Unvan:
Türk Şair, Eleştirmen
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 28 Mayıs 1964
Ölüm:
İstanbul, Türkiye, 3 Temmuz 2019
Asıl adı Derman İskender Över. Grafik sanatçısı Derman Över’in oğludur. Kabataş Erkek Lisesi'nden mezundur. Beş yıl İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, ardından da üç yıl İÜ Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümünde devam ettiği yüksek öğrenimini tamamlamadı. Tezgâhtarlık, düzeltmenlik, sokaklarda kartpostal satıcılığı, seslendirme, televizyon için skeç ve senaryo yazarlığı, fotoroman oyunculuğu, reklam ajansında kostümcülük, mizah dergilerinde köşe yazarlığı, resepsiyon memurluğu, barmenlik, meyhane işletmeciliği, erotik dergilerde köşe yazarlığı, televizyonda şiir programları, barlarda sanat söyleşileri, radyolarda programcılık, şarkı sözü yazarlığı gibi çok çeşitli işler yaptı.

İlk şiiri Milliyet Sanat’ta İskender Över imzasıyla yayımlandı. Şiir ve yazıları, 1986’dan itibaren Adam Sanat, Gösteri, Şiir Atı Öküz, Deli, Sombahar gibi dergilerde yer aldı ve 'Marjinal şair' olarak tanınmaya başladı. 1980’lerde yazılan şiirin içinde ayrıksı kişiliğiyle paralel bir şiir koydu ortaya. Erotik şiirleriyle tanındı. Başta, sözcük oyunlarından şiirini arındırarak sözcüklerin arka planını ön plana çıkaran bir tutum sergiledi. Olduğu gibi görünmekten yana olduğunu vurgulayarak “naif yani çocuk diliyle pat diye söylemekten” yana şiirler yazdı. Şiiri, çizgisini, modern çağa yönelttiği eleştirilerle, uyumsuzluğu ve aykırılığı ile belirledi. Bütün yazı ve şiirlerinde yerleşik ahlâksal değerleri sorguladı.

Kimi Avrupa ülkelerinde çıkan antolojilerde şiirleri basıldı. Kanada'da yayımlanan Descant adlı edebiyat dergisinin Türkiye özel sayısında, ABD'de ise Murat Nemet Nejat'ın 'eda' kavramında yoğunlaştığı Türk şairlerinden çeviri antolojisinde kendine yer buldu. 2000 yılında İtalya'da düzenlenen Avrupalı Genç Şairler Yarışması'nda (La Giovane Poesia D'europa Nel 1999) ilk ona girdi ve bu şairlerle birlikte kitaplaştırıldı. Yine aynı yıl Orhon Murat Arıburnu Ödülleri'nde Bir Çift Siyah Deri Eldiven adlı şiir kitabıyla birincilik alarak ödüllendirildi. 2001 yılında Almanya'da, 2002'de de Hollanda'nın çeşitli şehirlerindeki etkinliklerde konuşmacı olarak ve şiir performanslarıyla yeraldı. 2003 yılında Berlin'de düzenlenen İlk Türkiyeli Eşcinseller Kongresi'nde bu konudaki dekleresini okudu. 2004'te Newyork'ta ve Kuzey Carolania'da üniversitelerde konuşma yaptı ve tek kişilik okuma gecelerine konuk oldu. Bir dönem seslendirme, senaristlik, radyo programcılığı, şiir matineleri de yapan Küçük İskender, içlerinde Ağır Roman ve O Şimdi Asker'in de bulunduğu beş filmde de oyuncu olarak rol alan sanatçı, kanser tedavisi gördüğü hastanede 3 Temmuz 2019'da 55 yaşında hayatını kaybetmiştir.

ESERLERİ:
Şiir:
Gözlerim Sığmıyor Yüzüme (1988),
Erotika (1991),
Yirmi5 April (1994),
Periler Ölürken Özür Diler (1994),
Güzel Annemin Hayal Gücü (1996),
Suzidilâra (1996),
Ciddiye Alındığım Kara Parçaları (1997),
Papağana Silah Çekme (1998),
Gözyaşlarım Nal Sesleri (1999),
Cehenneme Gitme Yöntemleri (1999),
Bahname (2000),
İpucu Bırakma Sanatı (2000),
Bir Çift Siyah Deri Eldiven (2001),
Klarnet (2001),
Çürük Et Deposu (2001),
Bir Nedeni Yok Yalnızca Öptüm (2002),
Siyah Beyaz Denizatları (Toplu Şiirleri 1, 2003),
Insectiside (2003),
Bir Daha Bana Benzeme Angel! (2004),
Dicle ile Fırat (2004),
Çok Ayıp Bir Şey Mutluluk (seçme şiirler, 2004),
İskender’i Ben Öldürmedim (2005),
Karanlıkta Herkes Biraz Zencidir (2006).

Deneme:
666 (1994),
Şiirli Değnek (1995),
Pop H’art (1997),
Eski Kral Deposu (2002),
Made in Hell (2001),
Eflatun Sufleler (2002),
Rimbaud’ya Akıl Notları (2004),
Ortadoğa Hapishanesi (seçme yazılar, 2004),
Burç Hikâyeleri (2005).

Hikâye:
Dedem Beni Korkuttu Hikâyeleri (1992),
İkizler Burcu Hikâyeleri (1993),
Belden Aşağı Aşk Hikâyeleri (1996),
The Kırmızı Başlıklı İstasyon Şefi (1996),
Alp Ağrısı (2000),
Balık Burcu Hikâyeleri (2000).

Günce:
Cangüncem 1984-1993 (1996).

Roman:
Flu’es (1998),
Zatülcenp (2000).

Derleme:
Aşk Şiirleri Kolonisi (2003).

Yazar istatistikleri

  • 1.014 okur beğendi.
  • 4.118 okur okudu.
  • 91 okur okuyor.
  • 2.295 okur okuyacak.
  • 43 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları