Zor bir süreçten geçtiğim dönemde okuduğum, bana aşağıdaki satırları yazdıran, bilimsel temelli, harika bir kitap.
Fevzi Balkan
"Boğazımda düğümlenen o yumrunun, sadece yutkunamadığım haksızlıklar, söyleyemediğim her söz, içime attığım her sitemden ibaret olduğunu sanıyordum. Meğer ruhumun, bedenimin taşıyamadığı o yükler kaskatı kireç leşmiş bir sızıya 5,5 cm'lik bir hakikate, veda mektubuna dönüşmüş. Tiroidimde filizlenen bu kanser, aslında kendime geç kalışımın ilanıydı. Tiroidim bana dedi ki, "Sen susarsan ben konuşurum. Sen kendini korumazsan, ben seni durdururum. "
Yaşadığım hastalık kendimi başkalarının aynasında görme yanılgısına son verdi. Uzun süre başkalarını suçladım; uğradığım haksızlıkların, maruz kaldığım vefasızlıkların hesabını tuttum. Oysa şimdi anlıyorum ki o kapıları aralayan, o kırgınlıklara müsade eden ve en nihayetinde kendinden vazgeçerek bu hastalığı davet eden bendim. Başkalarını razı etmeye çalışırken en çok kendime haksızlık etmişim.
Şimdi hayatımın en doğru kararındayım: SESSİZ KALMAK.
Artık kimseye kendimi kanıtlama derdim yok. Kırmadığım bir vazoyu tamir etmeye çalışmıyor, görülmeyen değerim için savaşmıyorum. İnsanların neye inanmak istediği, gerçeği nasıl çarpıttığı ya da hakkımda ne varsaydığı artık benim meselem değil; bu tamamen onların şahsi imtihanıdır.
Sessizlik bana sandığımdan çok daha büyük bir özgürlük verdi. Kendimi açıklamayı bıraktığım an, kimsenin müdahale edemeyeceği o huzurlu yola girdim. Tıpkı Halid bin Velid'in o muazzam hikmetinde buyurduğu gibi: "Kendi defteridir, dilediğini yazar".
Her şeyden ve herkesten çekiliyorum. Sadece arınmak, sadece kendime geri dönmek istiyorum. Kendi defterimi kendi iyiliğim ve huzurumla doldurmaya niyetliyim.
Bu hikmete ermek, bu sükunette kalmak en büyük duamdır.
Mihriban Ünlü Canıtez "