Saplantı ne dehşet şey. Gördüğü, anladığı, bildiği hiçbirşeyi yürürlüğe koyamıyor insan. Ulaşmak istediği ne ise, tüm yolları mübah kılıyor vicdanında. Ama sağlıklı bir sınırı olmayan herşey hızla ölümcül bir silaha dönüşüyor. Hem insanın kendi hayatı hemde karşısındakinin hayatı için. O yüzden fazla fazla olan herşey biraz ürkütmeli bizi. Dengemizi buldurmalı. Duygularda da düşüncelerde de.. Konusu ile ilgili küçük bir ipucu verdim zaten. Bence tümünü alın okuyun. Seveceksiniz.
Eğer olduğumuz hayatta mutsuzsak, eksiksek hangi hayatın içine girersek girelim şekli ve yolu değişmiş bir şekilde yine öyle olur. Demek ki değişmesi gereken şey başka! Şey gibi, nereye gidersek gidelim orada biz de orada olacağız ya. Suretleri değişse de orada yine insanlar olacak ya. Yolları farklı olsada orada yine dertler olacak ya. Onun gibi işte.. Bu durumu çok gerçekçi bir yerden, tam hayatın kalbinden örneklerle anlatmış bu kitap. Ne iyi oldu okudum, bakışım değişti bazı konulara. Ki değişim ne zordur bilirsiniz, kolay ve hemen olmaz.. Mutlaka okuyun ve hatta okutturun. Sonra da üzerinde bol bol konuşun..
Bir insandaki gelişmeleri onun cümleleri ile takip etmek! 'Ne müthiş bir fikir bu ya' dedim anlatım tarzını duyunca.. Aman Yarabbi dayak yemiş gibi oldum sonlara yaklaştıkça! Devam edebilmek için beklemem gerekti sık sık. Çok etkili bir anlatım. Çok çarpıcı bir hikaye. Beni de salladı savurdu sağolsun. Konusunu zaten okursunuz. Ben, bende bıraktığı hisleri paylaşmak istedim. Mutlaka okuyun. Sarsıcı ve etkileyici olacak ama dikkat!