Hikaye günümüzde yaşayan, mucizeler yaratabilen ancak mucize göstermeyen bir işçi hakkında olacak. Mucizeler yaratan ve herhangi bir mucize gösterebilecek bir işçi olduğunu biliyor ama mucize göstermiyor. Oturduğu apartman dairesinden atılıyor ve parmağının tek hareketiyle dairenin kendisinin olabileceğini biliyor, ama bunu yapmıyor; boynunu bükerek daireden çıkıyor ve şehrin dışında bir barakada yaşıyor. Bu barakayı güzel tuğla bir eve dönüştürebilir, ama bunu yapmıyor; barakada yaşamayı sürdürüyor ve sonunda ömrü boyunca tek bir mucize bile göstermeden ölüyor.
"Burada, bu kitapta, arzularımıza ve onların doyurulmasına yönelik her şey yazıyor. Bu kitabı okuyunca arzularımızın ne kadar boş şeyler olduğunu anlayacaksın. Aynı zamanda başkalarının arzularını doyurmanın ne kadar kolay olduğunu, ama kendi arzularımızı doyurmanın ne kadar zor olduğunu fark edeceksin."
“Yalnız değilizdir işte, çünkü yürürken çevremizdeki ağaçların, çiçeklerin canlı her şeyin yakınlığını, sevgisini kazanırız. Bazen bu yüzden, sırf ziyaret etmek için çıkarı yürümeye, o yeşil açıklıkları, o ağaç topluluklarını, o mora çalan vadileri ziyaret etmek için.”