Kesin, buyurgan, sert karakterli kimselere karşı davranışım, oldum olası, ya bütün bütün boyun eğmek ya da azimle başkaldırmak olmuştur. Her zaman da, önceleri karşımdakinin iradesine boyun eğmişimdir, bardağı taşıran damlaya kadar; sonra, bir anda, kimi zaman bir yanardağ şiddetiyle patlayarak başkaldırmışımdır.
Beni hiç ulaşamayacağım bir düzeye yükseltmeye çalışıyordu. Onun saptadığı bu yere erişebilmek için her an çabalamak beni harap ediyordu. Olmayacak bir şeydi bu... Benim düzensiz yüz çizgilerimi onun o duru, klasik yüz kalıbına sokmak, benim ışığa göre değişen yeşil gözlerime onun o deniz mavisi gözlerinin değişmez rengini vermek kadar olanaksız...