"Kes artık şunu!" dedim titreyen sesimle "Benim topraklarım, benim evlerim, benim atlarım, benim şövalyelerim, benim yemeklerim, her şey benim kararım, her şey benim emrim, her şey bana ait. Yeter Hazar!"
Bugün arkadaşlarımızdan kayıplar verirken kendimizden de kayıplar vermiştik, var oluşumuzdan da eksilmiştik. Yalnızca onları değil, içimizden bir şeyleri de orada, o evde bırakmıştık.