"24 yaşındayım ve bundan birkaç ay sonra kendi cenazemde takacağım son kravatımı çoktan seçtim. Belki takımımla birebir uyum içerisinde olmadı ama ortama mükemmel bir uyum sağlayacağından hiç şüphem yok.
Kanser teşhisi bana uzun bir ömrüm olmasını az da olsa umut edebilmeme fırsat veremeyecek kadar geç kondu. Fakat farkında vardım ki ölümdeki en önemli şey, bu dünyadan ayrılırken yapacağınız katkıyla varlığınızdan daha çok anlam kazandırmak. Şimdiye kadar hayatımı yaşayış biçimimi, onun varlığını -daha doğrusu yokluğunu- kaybetmemin bir anlamı yok çünkü hiç anlamlı şeyler yapmadan yaşadım.
Önceden aklımı meşgul eden birçok şey vardı. Ne kadar zamanım kaldığını öğrendiğimde ise nelerin gerçekten önemli olduğu netlik kazandı. Bu yüzden aslında size bencil bir sebep yüzünden yazıyorum. Sizinle paylaştığım şey sayesinde hayatımı anlamlandırmak istiyorum.
Besbelli ki sevmediğiniz bir işte asla başarı elde edemeyeceksiniz. Sabır, tutku ve kararlılık sadece yaptığınız şeyi sevdiğiniz zaman gelecek.
Başkalarının düşüncelerinden korkmak aptalca. Korku sizi güçsüzleştirir ve durdurur. Buna izin verirsen senden bir şey kalmayıncaya dek her gün ama her gün daha da kötüye gidersin.
İç sesini dinle ve kendini onun akışına bırak. Bazı insanlar sırf bunu yaptığın için seni 'çılgın' olarak değerlendirebilir fakat bazıları da senin bir 'efsane' olduğunu düşünebilir.
Hayatınızı kontrol altına alın ve size karşı yapılan şeylerin bütün sorumluluğunu üstlenin. Kötü alışkanlıklarınızı sınırlayın ve daha sağlıklı bir hayat sürmeye çalışın. Sizi mutlu eden bir spor bulun. Her şeyden önce ertelememeyi öğrenin. Hayatınızı kendi kararlarınızla şekillendirin başkalarının değil.
Aileniz, arkadaşlarınız ve akrabalarınız daima sınırsız bir güç ve sevgi kaynağı olacaktır. Bu yüzden onların varlığını