Sadece öğrenmek için öğrenseniz dahi öğrendikten sonra artık aynı kişi değilsiniz. Hakikati keşfetmek ya da keşfettiğini düşünmek insanı kaçınılmaz olarak değiştirir. İnsan kendi bilgisine karşı direnemeyen bir varlıktır.
Allah: "Kavmini bırakıp da acele gelmene sebep ne idi, Ey Mûsâ?" diye sordu.
Mûsâ da: "İşte onlar, hemen peşimdeler. Ben, Sen hoşnûd olasın diye acele edip Sana geldim, ey Rabbim!" dedi.
Sadece önümüze konanı konuşmayı bırakıp, sadra şifa olacak gerçek ruh gündemimizi aramalıyız.
Onu bulmamız bile gerekmez aslında, sadece aramalıyız.
Üstümüze boca edileni didiklemeyi değil, sükûnet içinde keşfedilmeyi bekleyen bir hayatın sırrıyla kafalarımızı yormayı denemeliyiz.
Bizi yeniden kendimizle buluşturacak, hayatı tabiatına, özüne, hakikatine döndürecek olan şey bu değil midir?