Duygusal Olgunlaşamama ile İlişkilendirilen Kişilik Özellikleri:
-Fikirleri Sabittir ve Tek Amaca Odaklanırlar.
-Düşük Stres Toleransına Sahiptirler.
-En İyi Hissettikleri Şeyi Yaparlar.
-Onlar Özneldir, Nesnel Değil.
-Farklılıklara Çok Az Saygı Gösterirler.
-Benmerkezcidirler.
-Kendilerine Odaklanırlar ve Bencildirler.
-Kendilerini Derinlemesine Dinlemezler, Sadece Kendilerini Ön Planda Tutarlar.
-İlgi Odağı Olmayı Severler.
-Rol Değişimini Teşvik Ederler.
-Empati Becerileri Düşüktür ve Duygusal Açıdan Duyarsızdırlar.
-Duygulardan Korkarlar.
-Öz Benliklerinin Yerini Alan Güçlü Savunma Mekanizmaları Geliştirirler.
-Onlar Duygusal İhtiyaç Yerine Fiziksel İhtiyaca Odaklanırlar.
-Oyunbozan Olabilirler.
-Yoğun Ama Yüzeysel Duygulara Sahip Olurlar.
“Diğer insanlarla olan ilişkisini kendi ile olan ilişkisinden daha üstün tuttuğu andan itibaren, sizin dediğiniz türden yalnızlık başlar, ve bir süre sonra savaşçı, kendinin değil, diğer insanların beklentilerini yaşayan, sıradan bir insan haline dönüşür.
Diyor Doğan CÜCELOĞLU
Duygusuzluktu belki bana bu cümleleri yazdırtan.
Belki de yaşadığım aşkın büyüklüğünden,
Harflerin küçük kalışından.
Sevgimin baki, hayatın kaçınılmaz değişkenliğinden.
Gurumun elvermezliği ya da aceleciliğimin kurbanı oluşumdan.
Yeryüzünde tekliğime karşı ikinci beni bulmaya çalışmandan.
Ve ya sevgi sözcükleri yerine her daim beni 'yok' görmenden
Ya da insanlara güçlü, sana zayıf kalışımdan.
Satırların alt alta dizilişi bu yüzden,
Unutmanın zor, hatırlamanın kolay olmasından...