Cinsel seçilimin dışlanmasında aşırı ahlakçılığın ve dar görüşlülüğün de etkisi olmuştur, ne de olsa konunun temelinde cinsellik vardır. Birçok insan, özellikle de bilimciler, seks konusunda gelgitli duygular içerisindedir. Seksin cazibesine kapılır ama bundan utanırlar, zihinlerinden çıkarıp atamaz, ama bundan suçluluk duygusu duyarlar. Aynı anda hem müstehcenliğe hem de cinsel bağnazlığa eğilimlidirler. Bilimciler öğrencilerine cinsel seçilimi anlatmayı, gazetecilere bu konuda konuşmayı ya da kamusal alanda bu konuda yazılar yazmayı hâlâ yakışıksız bir şey gibi algılıyorlar. Bu konuda bilim, popüler kültürden hiç de farklı değil. Nasıl ki cinselliği cesaretle sergileyebilen çok az sayıda kaliteli film varsa, insan zihninin evrimi konusunda atalarımızı zekice eş seçmeye kabiliyetli ve cinselliğe önem veren varlıklar olarak betimleyen çok az kaliteli bilimsel teori vardır.
Darwin, cinsiyetler arasındaki farklardan çok süslenmeyi açıklamakla ilgilenmişti. Erkek hayvanların neredeyse her zaman dişilerinden daha süslü olduğunu fark etmişti.