Bir ağaç, yaşamı boyunca pek çok büyük fırtına atlatır. Fırtınalar, kasırgalar, kar tipileri üzerine üzerine gelir, onu sarar, bir o yana bir bu yana sallar ama ona zarar veremez. Güneş yeniden açtığında, çayırın ortasında dikilen ağaç görkemli dallarıyla olduğu gibi yerindedir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Çamurda yetişenler de demiştim o zaman kendime, bir yerde geriye dönüş yapabilir, arınabilir, temizlenebilir ve başlangıçtaki masumluğuna kavuşabilir. İyi ama başlangıçtaki masumluk neydi? Belki de acıyla tanışmamış olma halinden başka bir şey değildi.
Benim içimdeki boşluk su geçirmez de değildi, hava boşluğu da. Bu mıknatıs gibi bir boşluktu, kırılgan ve mutsuz bir boşluktu. Asla edinmek istemediğim tüm düşünceleri içime çeken bir boşluktu. O düşünceler karşısında kendimi dehşetli yalnız, dehşetli korunmasız hissediyorum.
O dönemde ruh durumum müthiş bir erinç haliyle en kara umutsuzluk arasında gelip gidiyordu. Bu biraz salıncakta sallanmaya benziyordu, bir halden ötekine salınıyordum. Bir şeyler arıyordum. Bir an kendimi gerçekleştirmeme ramak kaldı gibi hissederken, sonraki an, hiçbir yere varamayacağıma emin oluyordum.