“çünkü ben gelmemenden çok korkuyorum. Belki bu milyarda bir ihtimal; fakat gelmezsen... Gelmezsen... Ne diyeyim? Bu “ne diyeyim?”in altında yazamayacağım kadar müthiş bir şey var, ne diyeyim? Çok fena olur.”
“Senin niçin üst dudağın yok? Hiç buna dikkat ettin mi? Senin üst dudağının ortasında kırmızı bir et noktası var, kenarları bomboş. Bak neler görüyorum.”
“Dünya bana dar geliyor. Ah bu sersem doktorlar! Siz binlerce zıt his içinde paramparça olursunuz, içinizde binlerce hüviyet peyda olur, dilim dilim ayrıldığınızı hissedersiniz, bir an içinde belirip kaybolan her duygunuz için büyük ciltler yazılabilir, her nefes alışınızda binlerce muamma içinizde doğar ve kaybolur, halletmek için çırpınırsınız, parçalanırsınız, fakat sersem doktor, bütün bu muammaları bir kelime ile halleder isterse.”