Annabel Lee

Annabel Lee
"Cogito, ergo sum!"
Siz garplılar içinize bakmaya vakit bırakmamak gayesiyle kumpası kurmuşsunuz. Daimi hareketle sarhoşsunuz, hafifsiniz. Marifet değil. Biz noksanız, siz de noksansınız. El ele verip meziyetlerimizi harman etmek kabil olsaydı belki dünyada yeni bir altın çağ gelişebilirdi. Ben, ecdadımın eserlerinde olduğu gibi, dış nizamı ruh ahengiyle, faydayı güzellikle kaynaşmış görmek isterim. Ah dedelerim!.. Bana ne büyük kuvvet ve zenginliksiniz. Kutsal Türk dilinde, köylümün geleneğinde, camiden, kışladan ta yazma yorgana, oymalı mangal maşasına kadar her şeyde sizi bulurum.
Sayfa 113
Reklam
İnsanlığın faciası; yaşayabilmek için tabiattan uzaklaşmaya mecbur olması fakat uzaklaşınca da hayatiyeti kaybetmek tehlikesine düşmesidir.
Sayfa 110
Sana sokulmaya korktum, sana sokulmamaktan yandım.
Sayfa 108
İç içe kavraşan, sönmez ateşlerle tutuşan iki çift dudak her zaman aynı mîsâkı mühürlemez. Bir taraf senede hayatı, dünyayı, ahreti yazıp imzalarken diğer tarafın kağıda hava cıva çizmesi, cilvesi bol feleğin pek hoşlandığı bir oyundur.
Sayfa 74
Ben onun muhabbetini ciğerimin kanına dokudum, cismine el koyamazsam ne zarar?
Sayfa 73