Toprağın bunca kan, bunca ölü, bunca gerçekleşmemiş düş ve yıkımı nasıl olup da anılarında barındırdığını sordum kendime. Bağrında saklı bunca anıyla nasıl da hala ürün verebiliyordu. Yoksa tam da bu nedenden dolayı mı üretkendi?
Huzuru bulabiliyorsak eğer aynı anda deniz ya da kum olabiliriz aslında.Ufak bir evimiz olur hayalden. Nefes nefese kalabiliriz sahillerde... Ya da ne bileyim, sana benzeyen bukleleri kovalarken yorulabiliriz. Her gün batımını izleyebiliriz teninde.Senin mevsimin geldiğinde ben de orada olmak isterim. Gözünün içine bakıp da yaşlanabilirim belki.