"Sorun değil, burada bitirelim."
"Söylemek istediğim bu değil."
"Ne peki?"
(Gitme)
"Neden benimle bunun hakkında konuşmadın?"
(Gitmeni istemiyorum.)
"Evet, bu..."
"İşinin senin için önemli olduğunu biliyorum. Amerika'ya gitmen sorun değil. Yoluna çıkmayacağım."
(Sonsuza dek birlikte olacağımızı sanıyordum.)
"Ama en azından..."
(Böyle düşünen sadece ben miydim?)
"Benimle konuşmanı isterdim. Gayet iyi biliyorsun ki hiçbir şey söylemeden gitmeye karar vermen adilik..."
(Ben gerçekten, tüm kalbimle...)
"Bu sadece... şey bilirsin."
(... seni seviyorum.)
Aynı, ışığa doğru uçan bir güve gibi, insanlar da böyle fırtınalı gecelerde bir mumun cılız ışığından etkilenip onun çevresinde toplanabiliyor olabilirler diye düşündüm.