Gülay laylay

Var git şimdi majesteleri Kral George'a selam söyle. De ki "Cibali'de gariban bir reji katibi var, Üsküplü Hamdi. Hayatta eline silah almamış ama gece gündüz Mustafa Kemal'e dua ediyormuş de. De ki bilsin masasının başında oturduğu yerden o da memleket kavgasına katılmış. İşe de vatanına ihanet edenleri hayatından çıkararak başlamış."
Reklam
Dost dediğin, Mister Ahmet Muhtar, arkadaşını bu kadar hakir görmez. Evet elimiz silah tutmuyor. Atımıza atlayıp Ankara'ya dövüşmeye gidemedik. Ama çok şükür vatanı işgal eden düşmanın yanında da saf tutmadık. Memleketi kurtarmak için umutsuzca çırpınan çocukları gammazlamadık. Sen burada böyle elimizde kalemle masa başında oturan halimize bakıp kendinle aynı kefeye koydun bizi.
Kabus değil Ahmet Muhtar. Bu senin gerçeğin. Yeni doğan gün bir daha asla bir öncekinden güzel olmayacak. Çünkü mucizeler çoktan terk etti bu şehri.
Dostu , kardeşi , yaveri Salih Bey odaya girerken Mustafa Kemal Paşa kemerini kuşanır kalpağını takar. Türk'ün son Başbuğu er meydanına çıkmaktadır.
Sokağa çıkar cıvıl cıvıl Pera'ya, İstanbul'un göbeğinde bambaşka bir İstanbul yaşayan mutlu insanların arasına karışır. Levanten dükkan sahiplerinin çoğu dün hiç kepenk açmamış günlerini Kadıköy ya da modadaki sayfiyelerinde geçirmişlerdir. Anlaşılan odur ki acı hedef gözetmektedir. İşgal edilen sadece Türklerin istanbul'udur.
Reklam