Reis Paşa ayağa kalkar. Tüm askeri teamülleri bir yana bırakıp Ahmet Muhtar'a bir baba şefkati ile sarılır. Onun gibi binlerce oğlu vardır ve artık oğullarını bilinmezlere uğurlamaktan yorgundur.
Suikast mi; Reis Paşa'ya?
Suikast ya! Ben bu herifin gözlerinin içine baktım, hem de defalarca. Her normal insan bir yerden sonra gözünü kaçırır. Bu herifin gözünün gerisinde kapkara bir perde var Eyüp Yarbay. Hiç kaçırmıyor, bayat balık gibi bakıyor saatlerce. Soğukkanlı bir katili ancak böyle tanırsın.
Ahmet Muhtar da Karaköy'ün, Fındıklı'nın o güzelim silüeti önünde İngiliz zırhlılarını görmekten rahatsızdır. Mümkün olduğunca bakmamaya çalışmaktadır. Ama bu çevresine olan ilgisizliğinden değil, tam tersine sevdiğini acı çekerken görmeye dayanamamasındandır.