Bir rayihanı duyabilmek için sürekli kıyamdayım ey gece! Elif’ten vav ‘a , vav’dan nun’a şekilden şekileyim. Duracağımı/durulacağımı sanma ey gece! Hangi ırmak ummanına varmadan durulmuş, hangi pervane ateşe düşmeden taht bulmuş? Siyah duvağını kaldırmadan , cemalini göstermeden , Kabe Kavseyn kaşlarına elimi sürmeden feryadımı/niyazımı keseceğimi sanma! Gündüzün esaretinden sükununun/ siyahlığının özgürlüğüne sığınmışım ey Gece! Ya al kollarına sustur beni, yada sessizliğini sonuna kadar aç…