"Her şeyden önce Kilise'nin ve din adamlarının otoritesini reddediyordu Tolstoy. Hâliyle onların geleneksel inanç yapılarını, ritüellerini ve tüm bunların siyasal arenadaki karşılığını da reddediyordu. Bu şekilde Tanrı'yla daha yakın, daha sevgi dolu ilişki kurulacağına inanıyordu."
"Türkiye'nin burjuvası, tam anlamıyla burjuva olamamıştı çünkü para kazandığı zaman ona yol gösterecek, zevklerini inceltecek ve yaşam kültürü öğretecek bir aristokrasi örneği yoktu önünde."
Ege Denizi’nin ortasında tek başına, bilinmezlerle dolu hayatının getireceği maceralara kadeh kaldırıyordu. Yine kitap kurdu yanı depreşti ve elindeki kadehe bakarak, “Ey şişelenmiş şiir!” dedi.
Aytmatov'un yine çok sürükleyici bir romanı. Yazarın, "Gün Olur Asra Bedel" romanında Abutalip Kuttubayev karakterinin akıbeti bilinmiyordu ve merak uyandırıyordu. Bu romanda karakterin başına gelenler ayrıntısıyla kaleme alınmış: Bir askeri sorgu yargıcının, Sovyet iktidarından ödül alabilmek için masum bir insanı suçlu gösterebilmek adına elinden gelen her türlü kötülüğü yapması, onu ailesinden, sevdiklerinden, hayattan koparması ile Cengiz Han'a ait "Sarı-Özek Kurbanları" efsanesi anlatılıyor. "Gün Olur Asra Bedel" romanını okumadan bu romana başlamamalısınız.