"Yasa der ki, 'Takınılabilecek en iyi tutum, acı karşısında sabırlı olmaktır; kişi, böyle durumlarda asla sabırsız davranmamalıdır zira başına gelen şeyin hayır mı, şer mi olduğunu bilemez."
"İnsanlar ne düşünürse düşünürsün, kim ki, gerçek tirandır, o aynı zamanda gerçek bir köledir de; zira en büyük dalkavuklukları sergilemeye, insanoğlunun en aşağılık bireylerine yaltaklanmaya mecburdur. Doyurabilmesi mümkün olmayan arzuları vardır ama herkesten daha az şeye sahiptir; şayet ruhuna nasıl bakman gerektiğini bilirsen gerçekte fakir olduğunu görürsün; ömrü korkularla, acı içinde kıvranmakla ve avuntularla geçer; nihayet yönettiği devlet gibi biri olup çıkar."
"Arkasında güçlü bir halk desteği olan kişi, kendi akrabalarının kanını dahi akıtır; suçsuz insanları yalan yanlış suçlamalarla mahkemelerde süründürür (ki, en sık başvurdukları yöntemdir bu); öldürür onları ve o uğursuz diliyle, o lanetli dudaklarıyla kendi akrabalarının kanını tadar; kimisinin hayatını işte böyle elinden alırken, kimilerini de sürgüne yollar; bir yandan da, halkın borçlarını fesih ettiğini, halka toprak dağıtacağını söyler; hal böyleyken bu adamın önünde nasıl bir yol uzanmaktadır? Ya düşmanlarının elinde son bulacaktır hayatı, ya da kurda yani bir tirana dönüşecektir."
"Demokrasilerde ise neredeyse tüm iktidar bunların elindedir; içlerinden en azgın olanları, konuşmada ve eylemde diğerlerinden öndeyken, geri kalanları platformun kenarına konar vızıldadıkça vızıldarlar; farklı şeyler söyleyen kişilere tahammüleri yoktur; bu yüzdendir ki, demokrasilerde neredeyse her şey erkek arılardan sorulur."