Jung, bilinçaltınin kocaman bir tarih deposu olduğunu söyler. Benim bir de çocuk odam olduğunu itiraf etmeliyim, ancak burası, henüz çocukken bile beni çocukluktan çok daha fazla ilgilendiren büyük dönemlerle karşılaştırıldığında küçük bir oda, diye yazar.
Ben de çocuk odasından çıkmak istiyorum! Cocuk odasından çıkmama yardım edin!
Net olan insanlarla ilişki kurmak net olmayanlara, belirsiz konuşanlara, laf kalabalığı yapanlara, bir şey deyip başka bir şey demek isteyenlere ve bir söyledikleri bir söylediklerini tutmayanlara kıyasla daha kolaydır.
Kopmak ölüm gibi, diye düşündüm ;başlarda insanın canını yakıyor, sonra yokluğa alışıyorsunuz ;diğeri, ölen kişi, yavaş yavaş yok olup sizden uzaklaşıyor.
Acı çekerek iyi biri olunamaz. Acı çekerek genellikle kötü biri olunur. Kimin en çok acı çektiğini tartışmak çocukçadır. Baskı gören çocuk genellikle sakatlanır, duygusal yaşamı zarar görür, baskı gören genellikle baskı yapanın düşünce yapısıyla yöntemlerini benimser, baskı görmenin en vahim sonucu budur; bu, baskı göreni mahveder ve onun kendini kurtarma olanaklarını azaltır. Acıyı işe yarar kılmak büyük uğraş gerektirir, özellikle de acı çeken kişi için.