Bize daha fazla serbestlik vermeyi, ellerimizi çözmeyi, hareket alanımızı genişlemeyi, üstümüzdeki vesayeti kaldırmayı deneyin bir… sizi temin ederim, o anda tekrar vesayet altına girmeye can atarız.
Peki neden bazen telaşa kapılır, kimi kaprisler, çılgınlıklar yaparız? İstediğiniz nedir? Bunu kendimizde bilmeyiz. Kaprislerimiz, isteklerimiz yerine gelse bundan ilk biz zararlı çıkarız.
Yaşamdan öylesine kopuğuz ki, gerçek “canlı hayata” karşı adeta tiksinti duyuyor, bizi hatırlatılmasına dahi katlanamıyoruz. Öyle bir hale gelmişiz ki gerçek “canlı hayat” bize adeta bir iş, bir ödev gibi görünüyor, onu kitaptan öğrenmeyi yeğliyoruz.”