"Aksine, gerek meziyet ve gerekse ilim bakımından hemcinslerine üstün olan kişiler bu görevi reddetmemelidirler."
"Kadı, kimseden asla hediye almamayı kendine prensip edinmelidir. Herkesle görüşmemesi, ziyafetlere ve özel davetlere katılmaması da yerinde olur."
"Kadıların ihtiyaçları devlet hazinesinden karşılanmalıdır; ancak verilen para hibe veya iaşe parası olup asla maaş ve ücret mahiyetinde değildir."
Fakat Müslüman din alimlerinin tasvir ettikleri bu kadı tipini Türkiye'de gel de bul! O, bir vakitlermiş. Avrupa'da, Rusya müstesna, hiçbir ülkede böylesine satın alınmış bir hakim sınıfı daha görülemez. Bu rüşvetçilik nereden geliyor? Bu soruyu cevaplamak güç ve derin araştırmaları gerektiren bir iştir. Türklerde bile dillere destan hale geldiğini müşahede etmek yeter. Kadıların basireti kadar rüşvetçiliği hakkında, halk arasında sayısız fıkra anlatılmaktadır. Davanın taraflarından para sızdırma konusunda olduğu kadar en muğlak ve kuşkulu davaları açıklığa kavuşturmaktaki ustalık üstlerine yoktur.