Sonuç odaklı yaşayan insanoğlu, ne yazık ki sürece verilen emeğin sonucu değiştireceğini ya unutmuş ya hatırlamak bile istemiyor.
Çünkü yeni çağ, bir hız çağı...
Üstelik kısa süreli sonuçların çağı...
Dinleyen insan öğrenir, dinleyen insan neyi yapıp neyi yapmaması gerektiğinin kararını alabilir, dinleyen insanın muhakeme gücü gelişir, dinleyen insan bilinçlenir, büyür, gelişir, dönüşür ve en önemlisi de düşünme sanatını kavrar. Düşünmek de sadece zihnin bir hüneri değildir zira... Kalbin de dinlemeye çekilip geleni anlama ve kabul etme süreci vardır. Kalbin de bir karar alma yetisi vardır.
Sağlıklı bir kulak her şeyi duyar ama yine de dinlemeyi beceremeyebilir. Dinlemek, yalnızca kulakla değil, aynı zamanda beyinle, odakla, hisle, algıyla, hazır olmakla, gönülle, bilgelikle, sakinlikle,yavaşlıkla ve yine bilgiyle ilgilidir.