“Hanım, yeni mi öldü annen baban, niye ağlıyorsun!” diye çıkıştı.
Doktorun o sözü de, hayatım boyunca hiç aklımdan çıkmadı. Farkında olmadan çok önemli bir gerçeği dile getirmişti. Benim de daha sonra anlayacağım gibi, bazı ölümlerin acısı hep yeni kalıyordu.
“Bu dünyada sana kötülük yapmak isteyen insanlar çıkacak karşına, ama unutma ki iyilik yapmak isteyenler de çıkacak. Kimi insanın yüreği karanlık, kimininki aydınlıktır. Geceyle gündüz gibi! Dünyanın kötülerle dolu olduğunu düşünüp küsme, herkesin iyi olduğunu düşünüp hayal kırıklığına uğrama! Kendini koru kızım, insanlara karşı kendini koru!”
“Benim tezim, bütün halkların, bütün kültürlerin birbiri hakkında önyargılara sahip olduğudur. Eğer birgün bu önyargı kelimeleri, yani Avrupa dillerindeki barbar, Japon dilindeki gaijin, Müslümanlardaki kâfir, Almanlardaki Ari olmayan gibi önyargı sıfatlarını kaldırabilirsek, amacımıza ulaşabiliriz. Amaç nedir derseniz, bence tam olarak şudur: İnsanın değerinin sadece insan oluşundan geldiği; din, milliyet, cinsiyet, renk, cinsel tercih, siyaset gibi birtakım ön sıfatlarla ayrımcılığa uğratılmadığı bir hümanizm anlayışı.”
kendini açıkça belli eden bir öfke, genellikle geçici bir sorun oluştururdu ama karşındaki insanda öfkenin üstü örtülmüşse böyle bir şey hissetmişsen diikkatli olmalıydın bastırılan öfke, daha sonrası için tehlike yaratabilirdi.