Yazar karşısında bir karakter var gibi, konuşurmuşçasına kaleme almış kitabı. Normalde deneme olarak değerlendirilebilir fakat ben deneme kategorisine pek uygun bulmadım. İçeriğine bakacak olursak; bir sevgiliden söz ediliyor, anılarından, yazarın sevgiliye olan aşkından. Ama çok fazla tekrara düşmüş. Ya da yazılanlar birbirine o kadar yakın ki okuduğum yüz sayfa boyunca aynı şeyleri okuyor hissine kapıldım. Normalde bir günde okunabilecek hacimdeki kitabı çok geç bitirdim. Elbette bunun sebebi sıkılmış olmam. Okumayınca bir şey kaybedilmeyecek kitaplar kategorisinde değerlendiriyorum.
Keyifli okumalar dilerim!!!
Ve şunu bil ki bu sevgime, asla, bir çok kişinin yaptığı gibi yetersizliklerimi, kusurlarımı, yalnızlık korkumu, başarısızlıklarımı yüklemiyorum. Eğer öyle olsaydı, yitirmekten ölesiye korkar, seni kör bir tutkuyla sahiplenirdim.
Oysa seni, bir dine bağlanır gibi değil, kendi özgürlüğümü sever gibi seviyorum…
Oysa sana göre, kimi, işine tutkuyla bağlı uzun yol şoförlerinin hiçbir kullanılmış ve ödünç bir öyküye ihtiyacı yoktu. Çünkü onlar yollarda sert, acımasız ama o denli de samimi olan öykülerini hep yeniden yaratıyorlardı. Her şeyi gerçekti onların. Cesaretleri de… Suskunlukları da… Ölümleri de…