Cezmi Ersöz

Cezmi Ersöz

Yazar
Çevirmen
BEĞEN
TAKİP ET
koseli-arti
coklupaylas
ucnokta_yatay-1
yildiz
7.2
1.390 Kişi
okuyor-dolu
8,3bin
Okunma
v3_begen_dolu
479
Beğeni
goz
26,7bin
Gösterim
Kitaplarını Satın Al
bilgi
Sponsorlu
Unvan
Türk Yazar, Şair
Doğum
İstanbul, Türkiye, 3 Eylül 1959
Yaşamı
Cezmi Ersöz, (d. İstanbul, 1959) Türk yazar, şair. Kabataş Erkek Lisesi'nden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi'nde Siyaset ve Kamu Yönetimi Bölümü'nü bitirdi. Yazın dünyasına yayımlanan şiir ve eleştirileriyle girdi. Reklam yazarlığı ve gazetecilik yaptı. Cumhuriyet, Güneş, Özgür Gündem, Aydınlık gibi günlük gazetelerde yazıları ve röportajları yayımlandı. Ardından haftalık 'Deli' dergisinde yazdı. Halen 'Leman' dergisinin yazarları arasında yer almış bir takım sorunlar nedeniyle ayrılmıştır. Şuan "Şizofren" dergisinde yazmaya başlayacaktır. İnsan-dünya ilişkisini, duygular ve olaylar karşılaştırması yaparak anlattığı çoğu eserinde hayatı sorgular. Gündelik zorunluluklardan, en temel ihtiyaçlardan ve insanın vazgeçemediği tutkularından bahseder. Eserlerinde yoğun bir melankoli ve karamsarlık fark edilir. İnsanın iç yolculuğunu melankolik bir dille anlatan bir yazardır.
kamera
Şizofren Aşka Mektup
kamera
Cezmi Ersöz
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Hayallerini Yak Evi Isıt
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Kırk Yılda Bir Gibisin
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Yine Seninle Geldi Hayat
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
Daha Fazla
199 syf.
·
3 günde
·
Puan vermedi
Mantığı yoktu aşkın,biliyordum yaralı insanlar çekerdi birbirini..
....O ses hem inancım,hemde inançsızlığımdı... O ses hem sonsuz ümidim olan sevgiydi,hemde uğruna ömür boyu koşacağım sonsuz çaresizliğim bitmeyen kaybedişim,o sonsuz ümitsizliğimdi... .....Canım acıyor.Epeydir anladım:Ne içindeyim dünyanın, ne de büsbütün dışında... Bu arada kalmışlık kadar ıstırap veren hiç bir şey yok bana... ......Ruhum tatmin oluyorsa bedenim aç kalıyor... Neyi seçsem o an bir başkasını özlüyorum.Nereye gitsem,aslında o an başka bir yerde olmam gerektiğini hissediyorum.Peki neresi orası ? Bütün o zıtlıkların,delirtici çelişkilerin bir arada olduğu yer neresi ? ....Sahi bu kitaptada anlatılmak istenen ana temanın sevginini insanlar tarafından gerçekten bilinip bilinmediği...Hayat yanlışlarla dolu yün yumağı gibi doladıkça dolandığımız ilmek ilmek bir söküp bir ördüğümüz kazakmıydı üstümüze giydiğimiz...Sayfa sonuna kadar ünladığım o ki bizi hayat değil hayatın içindeki sevgisizlikler aldattı...Sevgisiz büyüyen çocuklar,sevgisiz ömür geçirilen evlilikler,sevgisiz ebeveynlerin hayatı bize yanlış göstermeleri...İki türlü hayatlar yaşayan insancıklarız ...bir kendi kendimizi aldattığımız birde başkalarının bizi aldattığı ... ...Son satırına kadar her satırın altını çizmek sanki hayatımdaki olumsuzluklara çizik atmak gibi geldi bana... Ben kendi dünyamda kavrulan insan yavrusuyum sana gücüm yeter mi HAYAT... Demek geldi içimden... İki ters bir düz yaşattın Ruhumu aç bırakıp bedenimi doyuramadın Ey hayat ...! seni istemekten vazgeçiyorum ... Yüzüm güleç, Gözüm açık gideceğim işte sevgili dünyandan öldür beni alacak canım kaldıysa eğer... ...buda benim sözüm hayata... ...Okumanızı tavsiye ederim tabiki hayatınızla yüzleşeceksiniz bu kitapta... ...İyi Okumalar....
kamera
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
135 syf.
Türkiye'nin 1995-2000 arasındaki cezaevlerindeki kanlı tarihini konu edinen bir kitap. İçinde yazanları özellikle araştırdım ve hepsinin belgeli şekilde tarihte iz bıraktığına şahit oldum... Gerçek bi suçluyu kayıran savcıdan tutun da suçu henüz ispatlanmamış tutukluların gördüğü belgeli eziyetlere, yakılmalarına, öldürülmelerine... Keşke bunları okumamış, bilmemiş olsaydım. Okurken bile içim kaldırmamışken yaşayan insanlar için gerçekten çok derin üzüntüler duydum... Şuanda cezaevindeki mahkumların hayatına dair bir şey bilmiyorum ama insanca koşullarda yaşadıklarını düşünmek istiyor ve bu bağlamda bu kitabı geçmiş ve gelecek ayrımını yapabilecek olan insanların okumasını tavsiye ediyorum.
kamera
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
142 syf.
·
2 günde
·
Puan vermedi
Dikkat! Melankoli!
Düşünülmüş bir inceleme yapmak değil de bir şeyler söylemek istiyorum: … Okumak için kaydettiğim kitaplar yerine önüme çıkan tesadüfi kitapları değerlendirişimin hüsranlı hikayelerinden birini yazacağım şimdi. İstediğim neşeli, gülümsetici bir şeydi fakat tam tersi bir seçim yapmışım. Belki o sebeple kitabı okurken normal düzeyde olabilecek miktardan daha çok bunaldım. Öncelikle psikoloji camiası için incelenebilir bir eser olduğunu belirtmek istiyorum. Bunun yanında depresif, platonik aşık, mutsuz, hayattan aradığı cevabı henüz alamamış vb. kimselerin bu kitaptan uzak durmasını tavsiye ediyorum. Neredeyse her cümlesinde acılarını barındıran iki şahıs tarafından dile gelen cümleleri içeriyor kitap. Kısa bölümlerin birleşmiş hali. Mektup gibi, birbirine anlatmışlar düşüncelerini diyelim. Fakat mektupları okurken bazen kim konuşuyor diyorsunuz; sanırım kitabın adındaki gizem, okurken kişiyi şizofrenik bir moda sürükleme potansiyelini de gizliyor içinde. İçinde bazen tek bir kişi konuşuyor gibi hissettim… Aşk diyemem konusuna. Desem desem
kamera
Masumiyet Müzesi
‘ndeki Kemal’in saplantılı duygusu gibi (Aksini iddia eden varsa çıksın karşıma!) normal olmayan bir ilişkiden söz edebilirim. Esasında bir kadın ve bir adam var imajı çiziyor ama öte yandan şu şizofrenik sancılar modu farklı düşündürüyor. Kendimi farklı düşünmeye de zorlamış olabilirim, kitabın şizofreni süsünü ilgi çekici hale getirme adına. :D Sanki bazen kimin konuştuğunu kaçıracakmışsınız, karıştıracakmışsınız gibi… İkisi de birbirinden depresif, umutsuz kişiler olarak gözleniyor. Bazen ikisi tek kişi olmuş da yazar benimle alay ediyor bile diyebilirsiniz okurken. Aman Allah’ım! :D Hani şizofreni olmayanı oldurur ya, bunlardan biri de aslında yokmuş da, var izlenimi uyanıyormuş okuyucuda; gibi. Aralıklarla yazar kendisinin ürettiği iki kişiyi konuşturuyor, nasıl daha zorlarım diye düşünüyor ve onların karakterlerini, ruh hallerini deneyimliyor gibi hissetmekten kendimi alamadım. Şizofrenik Aşka Mektup adı bence sadece karakterlerin yaşadıkları benlik karmaşasına dayanmıyor. Ortada baş ağrıtan bir şeyler olduğu gerçek. Benim ruhum şu an bu okumaya müsait olmadığından ikinci tur bir okuma yapmam gerektiğini not aldım. Sadist mi, mazoşist mi, kimlik bozukluğu durumu mu, şizofreni mi… Dedim ya, psikoloji camiası bu kitaba el atmalı bence.
kamera
Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi
‘ni okurken bitmek bilmeyen betimlemeler nasıl beni yormuşsa, bu kitabın bitmek bilmeyen bunalım ve edebiyatı birleştiren cümleleri de beni o kadar yordu.
kamera
Aylak Adam
Bay C’den daha umutsuz vaka olan, kitapta bahsi geçen karakterler, işi bence psikolojik destek almaya noktasına kadar getirdi. Bu kitapta iki şahıs olduğuna inanmakta zorlanıyor ve artırıyorum, bu bir şizofrenin tek kişilik dünyası mıdır? “Birbirinden nefret eden ve birbirinin varlığına tahammül edemeyen bu iki benlikle yalnız kaldığımda, çıldıracak gibi oluyor, ağır ağır ruhumu öldürüyorum.” “Yalnızım…” “Yalnızsınız…” “Öyle çaresizim ki, yalnızlığınıza çare olamadığım için.” “Ama öyle büyüktü ki sevgiye duyduğum özlem, bu yüzden ne zaman durmam gerektiğini bir türlü anlayamadım.” “Biliyor musun, sen benim o çok eski halimsin.” “Sende kendimi özlüyorum en çok. … o tepeden tırnağa, sevgiye inanan kendimi özlüyorum.” Gibi her türlü şizofreniye bağlanacak delil bulabilirim. Böyle okuması daha keyifli oldu bana kalırsa. :)) … Ama bir pozitif not barındırıyor içinde, onu sizinle paylaşmak isterim: “Hayata yalnızca bir sevgilinin kalbinden tutunursan eğer ve o kalp kalbini terk ederse, geriye kalan hiçliğin içinde sonsuza dek düşersin.” Şimdilik kitaptan alınacak mesajı; kendinize çeşitli hayat tutamakları bulmalısınız, tıpkı otobüslerdeki gibi; diyerek özetliyorum. Birine uzak kalırsanız, diğeri sizi ayakta tutsun diye. Bu da sağlam inşa edilmiş bir karakter ve benlik duygusu ihtiyacı doğuruyor ki bunlar da hayatın olmazsa olmazları. … Sonuç olarak şu an bunu okuduğuma pişmanım ama olmuşla ölmüşe çare yok, bilirsiniz. Son olarak psikoloji camiasına çağrımı yenilemek isterim. Psikoloji camiası ile bu kitabı yeniden okumak ve değerlendirmek isterim. Anlatımı karmaşıklaştırdıysam kusuruma bakılmasın, üzerinden geçecek enerjim yok idi. Sağlıcakla…
kamera
Şizofren Aşka Mektup
kamera
Cezmi Ersöz
ucnokta_yatay-1
yildiz
7.1/10 · 1.955 okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
;