Cezmi Ersöz

Cezmi Ersöz

YazarÇevirmen
7.3/10
1.230 Kişi
·
6,9bin
Okunma
·
410
Beğeni
·
22,2bin
Gösterim
Adı:
Cezmi Ersöz
Unvan:
Türk Yazar, Şair
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 3 Eylül 1959
Cezmi Ersöz, (d. İstanbul, 1959) Türk yazar, şair.

Kabataş Erkek Lisesi'nden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi'nde Siyaset ve Kamu Yönetimi Bölümü'nü bitirdi. Yazın dünyasına yayımlanan şiir ve eleştirileriyle girdi. Reklam yazarlığı ve gazetecilik yaptı. Cumhuriyet, Güneş, Özgür Gündem, Aydınlık gibi günlük gazetelerde yazıları ve röportajları yayımlandı. Ardından haftalık 'Deli' dergisinde yazdı. Halen 'Leman' dergisinin yazarları arasında yer almış bir takım sorunlar nedeniyle ayrılmıştır. Şuan "Şizofren" dergisinde yazmaya başlayacaktır. İnsan-dünya ilişkisini, duygular ve olaylar karşılaştırması yaparak anlattığı çoğu eserinde hayatı sorgular. Gündelik zorunluluklardan, en temel ihtiyaçlardan ve insanın vazgeçemediği tutkularından bahseder. Eserlerinde yoğun bir melankoli ve karamsarlık fark edilir. İnsanın iç yolculuğunu melankolik bir dille anlatan bir yazardır.
Sen de benim gibi, seni sevmeyeni sevdin hep. Sana acı çektireni... Seni aramayanı, telefonlarına çıkmayanı, çıkınca seninle bir küfür gibi konuşanı sevdin... Sen de benim gibi seni incitip, üzeni sevdin hep.
48 syf.
·10/10 puan
Cezmi Ersöz
2001 tarihli kitabımı 17 yıl sonra tekrar buldum. Benim can yoldaşım çocukluk arkadaşım. Aşk nedir bilmeden senin mısralarıyla tanışmış, şehirde hiç tanımadığım, bilmediğim bir çocuğu çok sevmiştim. Ona gitmek onu bulmak istemiştim. Torbama sevinçlerimi doldurup yola çıkmış, hayal dünyamın sokaklarını karış karış gezmiştim. Sarışın mavi gözlüydü ve çok güzel gülerdi.

Şimdi geçmişten ödünç aldığım bu kısacık zaman diliminde tekrar çocukluğumu yaşadım. O hiç tanımadığım bilmediğim bu çocuk başka çocuklarında hayalini süslemiş midir? Cezmi Ersöz başka okurlarına benim gibi şehirden bir çocuk sevdirmiş midir? Seni hala seviyorum çocuk. Ben büyüdüm ama sen hep aynı kaldın. Anladım ki hayaller hiç yaşlanmıyor.

https://www.youtube.com/watch?v=IfyrHXJJ_WY
167 syf.
Öncelikle incelememe başlamadan önce, bu kitabı ödünç (ç)aldığım abime teşekkürlerimi sunuyor ve 'kusura bakma abi bu kitap artık benim' diyerekten Rahmiye Hanıma geliyorum.

Rahmiye'ye,
-Yine sizinle geldi o eşsiz sevgiler...

Sevgimle, hep
18.9.2009

Kitabın ilk sayfasında yazan bu güzel mesajla tanıdım Rahmiye Hanımı. Kitabı elime aldıktan ve bu manzarayla karşılaştıktan sonra yüzümde beliren tebessüm, şimdi yerini şu sorulara bıraktı: "Değerli birine hediye ettiğim kitaba bu şekilde vefasızca sahip çıkılmazsa ve başkalarının eline geçerse, ya duygularıma, sevgime üçüncü bir şahıs iştirak ederse ne yaparım ben?"
Rabbim, beni Rahmiye Hanım gibilerinden esirgesin, vefasızlardan, kıymet bilmezlerden korusun.

Ve kitaptan kısaca bahsetmek gerekirse; geride kalmışların, sürekli aynı yerde saydıranların, karşılıksız sevenlerin ve geçmişe çakılıp kalanların hayatından kesitleri barındıran bir kitap. Eğer bu özellikler sizde de varsa buyrun, kesinlikle okumalısınız. :)


*Bu kitap ile birlikte edindiğim yeni bir metodu sizinle paylaşayım. Bölümlerden oluşan bu kitabın her bölümüne bende çağrıştırdığı; şiir, şarkı, söz gibi içeriklerle süsledim. Buyrun, keyifli okumalar ve dinlemeler. :D

1-)
Benim söylemek için çırpındığım gecelerde, siz yoktunuz.

Özdemir Asaf

2-)
Geçti artık, göğsümde kuş barınmaz anladım.

Metin Altıok

3-)
İçim karlar ülkesi
Ve sen
Güneşim
Çok uzaksın bana.

Me :)

4-)
Yağmur yağar, akasyalar ıslanır
Bulutlar uçuşur geceleyin
Ben yağmura deli, buluta deli
Bir büyük oyun yaşamak dediğin
Beni ya sevmeli, ya öldürmeli.

Gülten Akın

5-)
Ne ikna edici bir intihar biçimidir; şimdi seninle göz göze gelmek.

Cemal Süreya

6-)
Bütün olan, geçen şeylere rağmen sen yine de bir parça benimdin; ben bütün ruhumla senin.

Reşat Nuri Güntekin

9-)
İçimizi kazıya kazıya yıkılacağız
Bu çağda anlaşılmak üzerine hiçbir koridor yok Öleceğiz bizi anlamayacaklar.

Jiyan Baran

11-) https://m.youtube.com/watch?v=-8qifzv_F4Q
Zaaflarına bir gece
Hatalarına bir nilüfer
Sevgisizliğine bir kalp verdim.

Murathan Mungan

15-)
Bize sözlerimizden çok, yüreğimizden anlayan gerek.


Cahit Zarifoğlu

17-)
Bir gebe kısrakla kaçayım derin düşlere
Biraz gece alayım yanıma, biraz uyku, biraz da sen, kâfi.

Me :)

25-) https://m.youtube.com/watch?v=p4yxn8ZahPI
Giden gitmiştir zaten
Kesemem, kesemem yolunu.

Sezen Aksu

Buraya kadar geldiyseniz eğer,
Hayatınızı kimseye bağlamamanız gerektiğini, yalnız kalarak, kendinizle de mutlu olabileceğinizi belirtmek istiyore.

Bunu da size gönderiyore. O zaman HALAY. :D

https://m.youtube.com/watch?v=XzDDC7GDt6o


İyi geceler 1000k, bir sonraki incelemede görüşmek üzere. :)
142 syf.
·2 günde·6/10 puan
Özellikle hayatınızda çoğu şeyin iyi gitmediğini düşündüğünüz ya da kendinizi yalnız hissettiğiniz bir döneminize denk geldiyse -ki genelde bu tarz dönemler çoğumuzun hayatında ne hikmetse daha fazla yer kaplar, melankolizm hastasıysak demek ki...-bir çırpıda okunur bu kitap... En başta sıcak ve samimi gelir her cümlesi sanki kendinizi okuyormuş hissine kapılırsınız fakat kitap bittiğinde içinde bulunduğunuz depresyonun iki kat daha derininde hissedersiniz kendinizi.
155 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Beğenmedim.
Arkadaşım bana hediye ettiği için alıp okumak istedim. İlk defa bir kitapta noktadan çok 3 nokta konduğunu görüyorum. 3 noktayı sanki nokta yerine kullanmışlar. Basit bi konuyu şiirsel bir dille anlatılmaya çalışılmış. Bir yerden sonra ne okuyorum ben dedim :))
Tavsiye etmiyorum.
"Bütün duygularımız evsiz barksız ve kimsesiz kalmış çocuklar gibi, aynı odada koyun koyuna yatıyor… Aşk korkusunu yenmek için kuşkunun omzuna başını dayamış; öfke, ısınmak için köleliğin bacaklarının arasına koymuş ellerini… Sevgi, kaybolmamak için nefretin elinden tutmuş, sıcacık…"
142 syf.
·Puan vermedi
Cinsel kimliği beni ilgilendirmez fakat Cezmi Ersöz 'ü okurken kafamda sürekli bir kadın seslendiriyor yazdıklarını. Neden bilmiyorum ama çok ilginç. Oğuz Atay okurken , bukowski okurken vb. erkek sesi ile beynime işliyorum. Yalnız Cezmi ersöz'ün kitaplarında bu oluyor.

Daha önce Cezmi Ersöz okumadıysanız bu kitabı ile başlamayın. Melankoliyi içimizdeki yok oluşu cümle yapabilen ender yazarlardan.

Bu kitap içimi çok acıttı.
107 syf.
·5 günde·Beğendi·Puan vermedi
Cezmi Ersöz okumak bazıların ağrına gidebilir açık sözlülüğü ve kaleminin şeffaflığı çoğu kişiyi rahatsız ediyor olabilir

Kitabın yoğunluğu aşk noktasına değinmiş düşüncesine girmem ben yanılttı

Hepimizin hayatından bir parça koparıp bu sayfalara bırakmış

Aşk, düşünce, siyaset, eleştiri ve en önemlisi düşüncelerimize yoğunluk vermemizi üstü kapalı olarak kaleme almış

Affınıza sığınarak dile gelmek istiyorum Cezmi Ersöz okumadan onu kötü bir taraftan eleştiren gerizekalı bazı okurlar duvarın ön yüzünü gördüğünüz gibi arka yüzünü de görmeye çalışsanız daha çok zengin bir bilgiye ve vicdana sahip olacaksınız
107 syf.
·2 günde·5/10 puan
Kısa sürede okumalık bir deneme.Tesadüfen elime geçti ve okudum. Bahsettiği olayların çoğunda kendinizi bulabilmeniz mümkün.Başlarda odak noktasının aşk olduğunu zannedip bu kitap bana göre değil demiştim ama okumaya devam ettim düşündüğüm gibi olmadığını kısa sürede fark ettim.
Kısacası gördüğümüz,inandığımız ve hissettiğimizi sandığımız şeylerin aslında bilinmez ve sırlarla örtülü olduğuna değinmiş.Ayrıca anladığım kadarıyla kitabın bir bölümünde toplumumuzda bazı insanların olduğunu sanmaktan hoşlandığı borderline hastalığına değindiğini hissettim emin olmasamda...

Özellikle beğendiğim birkaç bölüm:
*Yağmurun sesini duymak için susmak gerekir
*Hiçbir şey yaşamadan hızla yaşlanıyordu...
*Sevgilerine kaza süsü verilen bu hayattan dışarı çıkmam gerek.
135 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Bu kitabı ikinci okuyuşum ama ilk okumamda bu kadar etkilendiğimi hatırlamıyorum. Farkındalığın oluşması gerekiyormuş demek ki.
Üniversite de çok rahat duran biri değildim:) sorgulayan, irdeleyen ve göze batmaktan korkmazdım. Annem de bunu bildiği için anne şefkatiyle, Vizontele repliğiyle "olaylara karışma" derdi:) babam ise, taraf olmayan bertaraf olur diyerek açık açık olmasa da yanımda olduğunu hissettirirdi.:) Tarafım babacığım, haksızlığa karşı tarafım, özgürlüğe tarafım, insanca yaşayabilmeye tarafım, senin sayende. Benimle mücadelen doğduğum zaman, nüfus memurunun adımı Eylem olarak yazmamasina direnip, inat edip adımı Eylem olarak yazdırman ile başladı. Sanırım babamın kızıyım:))
Kitaptan çok kendimle ilgili spoiler verdim:) ama bu kitabın neden benim için değerli olduğunu anlatabilmem adına yazmak istedim.
90'lı yılların başından itibaren işkence evleri olarak kurulan, F tipi cezaevlerinde yaşanan işkenceler ve ailelerin sevdikleri için girdiği ölüm oruçları anlatılmıştır. Bu ülkeyi gerçekten sevenler hep sindirildi, korkuldu onlardan asıldı ve onursuzca bir yaşam reva görüldü.
Kendi çıkarlarını devletin çıkarları üstünde görenler ise hep yükseldi. Bu zihniyette iseniz bu ülkeye Cumhurbaşkanı bile olursunuz. Tam tersi düşüncede olanlar ise yüreğimizdeki darağaçlarinda. Yeni gelen her iktidar bir öncekinin kanlı perdesini kaldırıp, yeni tertemiz ama kanlanacak bir perdeyle geldi. Demokratik söylemler o perdenin arkasında yaşananlarla hiç uyuşmuyordu oysaki.
Baştan sona hüzün dolu bir kitap. Ama her şeye rağmen Suçtur Umutsuzluğa Kapılmak diyorum bende..
96 syf.
·3 günde·2/10 puan
Hızlı okumanızı geliştirmek istiyorsanız mutlaka almanız gereken bir kitap. Çünkü bu kitaba harcadığınız her saniyede midenizin bulandığını fark edince en kısa sürede bitirmek için kendinizi geliştirmek zorunda kalıyorsunuz. Adamın sorunlu olduğunu düşündürten düşünceleri, hastalıklı sevgisi, bazı cümleleri... "Bir mısra için bir divanı hatmetmek" düşüncesi yüzüne zorla okudum. Okumayın, okutturmayın, sağlıklı kalın.

Yazarın biyografisi

Adı:
Cezmi Ersöz
Unvan:
Türk Yazar, Şair
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 3 Eylül 1959
Cezmi Ersöz, (d. İstanbul, 1959) Türk yazar, şair.

Kabataş Erkek Lisesi'nden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi'nde Siyaset ve Kamu Yönetimi Bölümü'nü bitirdi. Yazın dünyasına yayımlanan şiir ve eleştirileriyle girdi. Reklam yazarlığı ve gazetecilik yaptı. Cumhuriyet, Güneş, Özgür Gündem, Aydınlık gibi günlük gazetelerde yazıları ve röportajları yayımlandı. Ardından haftalık 'Deli' dergisinde yazdı. Halen 'Leman' dergisinin yazarları arasında yer almış bir takım sorunlar nedeniyle ayrılmıştır. Şuan "Şizofren" dergisinde yazmaya başlayacaktır. İnsan-dünya ilişkisini, duygular ve olaylar karşılaştırması yaparak anlattığı çoğu eserinde hayatı sorgular. Gündelik zorunluluklardan, en temel ihtiyaçlardan ve insanın vazgeçemediği tutkularından bahseder. Eserlerinde yoğun bir melankoli ve karamsarlık fark edilir. İnsanın iç yolculuğunu melankolik bir dille anlatan bir yazardır.

Yazar istatistikleri

  • 410 okur beğendi.
  • 6,9bin okur okudu.
  • 37 okur okuyor.
  • 1.269 okur okuyacak.
  • 41 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları