Şizofren Aşka MektupCezmi Ersöz

·
Okunma
·
Beğeni
·
4.460
Gösterim
Adı:
Şizofren Aşka Mektup
Baskı tarihi:
Eylül 2014
Sayfa sayısı:
142
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051069227
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayıncılık
Kendimi tanıyamaz olmuştum. Hangisi bendim? İçimdeki, o güzelliğiyle dünyayı elde etmeye kışkırtılmış, karanlık ve ilgi tutsağı kadın mıydım; yoksa uğruna hayatından vazgeçmeye hazır olduğu aşkına mahkum, ezilmiş kapılarda bırakılmış verdiği güven ve taşıdığı masumiyetle sana cazip gelmeyen, o sevdalı kadın mı? İkiside olmak istemiyordum. Ama ikisinden de vazgeçemiyordum. Sanki biri olmazsa, diğeri yıkılacak gibiydi. Birbirinden nefret eden ve birbirinin varlığına tahammül edemeyen bu iki benlikle yalnız kaldığımda çıldıracak gibi oluyor, ağır ağır ruhumu öldürüyordum. Artık yalnız kalmak dayanılmaz olmuştu benim için.
(Tanıtım Bülteninden)
Özellikle hayatınızda çoğu şeyin iyi gitmediğini düşündüğünüz ya da kendinizi yalnız hissettiğiniz bir döneminize denk geldiyse -ki genelde bu tarz dönemler çoğumuzun hayatında ne hikmetse daha fazla yer kaplar, melankolizm hastasıysak demek ki...-bir çırpıda okunur bu kitap... En başta sıcak ve samimi gelir her cümlesi sanki kendinizi okuyormuş hissine kapılırsınız fakat kitap bittiğinde içinde bulunduğunuz depresyonun iki kat daha derininde hissedersiniz kendinizi.
Yalnızlıktan boğulduğunuz bir anda elinize alıp 1-2 sayfa karıştırmalısınız. Hem kadın gözünden hem de bir erkek gözünden anlatılanlar kesinlikle ilgi çekici. Okurken satırların arasında kayboluyorsunuz. Benimsediğim çok cümle oldu kitap içerisinde, "işte bu" dediğim hisler... Okuduğum ilk Cezmi Ersöz kitabı ve son olmayacağına eminim.
Birbirinin yalnizligina ortak olmus ama çare olamamış iki insan...
Kangren olmus bir aşk...
Ve mutsuzlukla beslenen iki sevda...
Biri ayriyken, diğeri yanyanayken acı çekiyor.
Bazen bir kitap okursunuz ve her kitaptan sonra yine yeni yeniden eliniz o kitapa gider. Bu kitapda öyle...
Kaybetmişliğin bir öyküsü...
Kitap bana pek hitap etmedi olay bakımından lakin cımbızla çekebileceğini güzel sözler vardı. Bu kitabı okurken biraz bilinmeyen bir kadının mektubu kitabına benzettim. Haram sevdalar yüzünden acı çekmişlikler işte yeniden karşımıza çıkıyor. Kendinizi melankolide ve aşırı yalnızlıkda hissediyorsanız bir günde bitebilecek güzel bir kitap okuyun farklı yaşamlar tadın en azından
Seninle de olmuyor, sensizde olmuyor. Melankolik bir sevginin, melankolik kişilerinin, kendi boşluklarında kendilerini boğması, başkalarında kendi aşklarını araması, karmaşık duygularla, asıl hislerini saptırarak, sevgilerini melakolikliğe sürüklemeleri...
Duygular her insanda farklı boyutlarda var insanoğlu var olduğundan beri. Bir çoğu ifade eder, bir çoğu sadece içinde yaşar. Cezmi Ersöz, duyguları ifade etmekle kalmamış bir çok insanın hislerine de tercüman olmuş. İfadelerin etkileyiciliği kaleminin gücünü ortaya koymuş fazlasıyla. Ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi dedirtmeyi başardı. Duyguların yoğunluğu karamsarlık kıyılarında dolaştırsa da her iki karakterin de iç dünyasındaki ruhsal çalkantıları ele alış şeklindeki başarı okunmaya değer kılıyor kitabı. Doyurucu duygu aktarımı beklentilere cevap veriyor. Duygusallıktan ne anladığınız ve ne ölçüde sizde yer edindiği ile ilgili sizde yankı bulacaktır. Gerçekçi bakış açısına sahip insanlara hitap etmeme ihtimali yüksek olsa da duygu yoğunluğunun insanlarda bıraktığı etkinin varlığını ve bu gerçekliği görmek adına fikir sahibi olmak için okunması gerekli. Altını çizdiğim bir çok satırda bana da tercümanlık yaptığını rahatlıkla söyleyebilirim. Takdiri hak eden satırlara ve etkili bir anlatıma sahip. Diğer kitaplarını da tereddütsüz almam için bana referans niteliği taşımakta bu kitap. Hissederek okumanız dileğimle.
Cinsel kimliği beni ilgilendirmez fakat Cezmi Ersöz 'ü okurken kafamda sürekli bir kadın seslendiriyor yazdıklarını. Neden bilmiyorum ama çok ilginç. Oğuz Atay okurken , bukowski okurken vb. erkek sesi ile beynime işliyorum. Yalnız Cezmi ersöz'ün kitaplarında bu oluyor.

Daha önce Cezmi Ersöz okumadıysanız bu kitabı ile başlamayın. Melankoliyi içimizdeki yok oluşu cümle yapabilen ender yazarlardan.

Bu kitap içimi çok acıttı.
İyiliklerim bile, güçsüzlüğümdendi… Yanındaydım onların, yan yanaydım. Ama hiçbir zaman onlarla birlikte olmadım, hiçbir zaman kabullenemedim varlıklarını. Onlarla yan yana göründüm ve hemen uzaklaştım. Yaptıkları hiçbir şeyi onaylayamadım. Bu yüzden beni hiçbir zaman affetmeyeceksiniz biliyorum.
İşte bu benim asıl dramım.
Yalnız bir adamın hayali sevgilisi üzerinden tüm kadın - erkek ilişkilerini, ilişki çıkmazlarını , melankolik ama bir o kadarda samimi bir şekilde anlatıyor. Cümleler yazarın ama hisler sanki sizin. Kitapta kesin bir biçimde kişilikler ayrıştırılmamış.Burda iki sevgili mi var tek kişi mi? Tek kişi ancak bu çizgi net çizilmediği için okuyucular iki kişinin çıkmazdaki ilişkileri olarak yorumlamış.Zaten kitabın isinden de anlaşılacağı üzere Şizofren Aşka Mektup. Kitapdaki yalnız adam iki kişilikli ama dediğim gibi net bir biçimde verilmediği için böyle görülemeyebilir. Kişinin iç dünyası ile gerçek dünyası daha açık ifade edilmeliydi. Sonunda duygularını ve farkındalığını kabul etmiş birinin mücadelesi anlatılmış.Kişi adeta psikolojik bir savaş veriyor. Platonik aşıksanız yada aşıkken nedensiz yere terk edilmişseniz sizi içine çekecektir ama melenkolik olabileceğiniz konusunda uyarıyorum sizi.
Sıkıcı, iç karartıcı, depresyonda değilseniz sokacak, depresyonda iseniz de seviyesini arttıracaktır. Sevmiyorum bu tarzı, belki de ondan bu düşüncelerim. Melankolik kitap severler beğenerek okuyacaktır fakat ben okuduğum kitapta böyle iç sıkılmalarına pek gelemiyorum.
Güzel bir başucu kitabı Cezmi Ersöz güzel yazıyor.Erkek açısından bayan açısından ele alındığında iki taraf için farklı bir tadı var.Aşk acaba bir şizofrenlik haline mi bürünür.Herkesin yaşadıklarına göre şekillenen farklı anlamlar içeren farklı duygular veren bir kitap.
bir eski zaman hikayesidir.
ki her aşk biraz şizofreni içerir.
söylediği şeylere yabancı değiliz belki ama, anlattığı hikaye çok uzakta sanki...
Benim derdim seninle değil sevgili.Benim aynam kırılmış bir kere. Boşluklarımı saklayarak yaşıyorum.. Sandığın gibi cesaretimden değil, korkumdan başarıyorum onca şeyi.
Cezmi Ersöz
Sayfa 12 - Gendaş Kültür
Bu mevsimde insan, aslında ne denli mutlu olabilecekken o denli mutsuz olduğunu anlıyor. Öyle bir mevsim ki sevinirken bile, insanın içi acıyor. Öyle bir mevsim ki umuda koşarken bile, gecikmişliğini daha çok hatırlıyor insan. Arzularını arzuladıkça, içindeki boşluğun büyüklüğünü anlıyor. Kendisini hatırladıkça, kendisinin ne denli kaybolduğunu hissediyor...
Evet yalnızım...
Sadece bunu söyleyip susmak isterdim... Ebediyen susmak. Çünkü canım acıyor... Konuştukça, arzuladıkça, özledikçe, en kötüsü, yaşadıkça canım acıyor...
Aşk bir yanda , hayat öte yanda , ikisi de beni ayrı ve çok farklı yerlere çekiyordu .
Cezmi Ersöz
Sayfa 157 - Gendaş kültür
"...
Ve sevgili seni eksik tanıdıkça,
Sen onu daha eksiksiz severdin..."
Cezmi Ersöz
Sayfa 142 - Gendaş Kültür
Birbirimize yaralarımızı gösterirdik. Acılarımız gibi kesik kesik, konuşurduk. Kesik kesik, ağlardık. Ömrümüz gibi... Çünkü biz her şeyi kesik kesik yaşardık.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Şizofren Aşka Mektup
Baskı tarihi:
Eylül 2014
Sayfa sayısı:
142
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051069227
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayıncılık
Kendimi tanıyamaz olmuştum. Hangisi bendim? İçimdeki, o güzelliğiyle dünyayı elde etmeye kışkırtılmış, karanlık ve ilgi tutsağı kadın mıydım; yoksa uğruna hayatından vazgeçmeye hazır olduğu aşkına mahkum, ezilmiş kapılarda bırakılmış verdiği güven ve taşıdığı masumiyetle sana cazip gelmeyen, o sevdalı kadın mı? İkiside olmak istemiyordum. Ama ikisinden de vazgeçemiyordum. Sanki biri olmazsa, diğeri yıkılacak gibiydi. Birbirinden nefret eden ve birbirinin varlığına tahammül edemeyen bu iki benlikle yalnız kaldığımda çıldıracak gibi oluyor, ağır ağır ruhumu öldürüyordum. Artık yalnız kalmak dayanılmaz olmuştu benim için.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 744 okur

  • Kadir Alkan
  • Kış Güneşi
  • Okuyan Bulut
  • Nuran
  • aylak_mimar
  • Fidel
  • Celalettin Gelmez
  • çiğdem kaynar
  • Morena
  • Halil Sami Demirbaş

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.5
14-17 Yaş
%2.5
18-24 Yaş
%10.5
25-34 Yaş
%33
35-44 Yaş
%43.2
45-54 Yaş
%7.1
55-64 Yaş
%0.9
65+ Yaş
%1.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%79.4
Erkek
%20.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%17.2 (22)
9
%7 (9)
8
%18 (23)
7
%18 (23)
6
%19.5 (25)
5
%7.8 (10)
4
%3.9 (5)
3
%3.9 (5)
2
%3.1 (4)
1
%1.6 (2)

Kitabın sıralamaları