Hallac-1 Mansûr'dan bir beyit okudu; meâli şöyle idi: "Allah'a varmak için iki rekât namaz da yeter, lakin kul, o namazın abdestini kendi kanıyla almış olmalı”. Hallaç böyle diyordu.
Bu beyitlerden sonra, hoca, huşûu da şöyle açıkladı: Kulun dünyayı da âhireti de, cenneti de cehennemi de unutup, bütün varlığı ile kendini ibadete vermesi; yani Allah'a teslim etmesidir...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
:
"Zihnimizi zekâmıza hizmetkâr yaptık. Düşünerek girilen tek kapı, yalnız sınıf kapısıdır. Şuna inanınız ki, dünyada hiçbir fetih, kaderin sırrına vakıf olanlar için, sınıf kapısını açmak kadar şerefli değildir. Bizim işimiz sizin yalnız zekâlarınızı işlemekten ibaret değildir. Aynı zamanda kalplerinizi yoğurmaktır. Biz sizin bir takım dersleri öğrenen zekâ makineleri olduğunuzu hiç düşünmedik. Şahsiyet ve halleriniz bizm hünerlerimizin gerçek eseridir. Bize siz ne iş yapar ne vazife görürsünüz diye soranlar olursa sonsuz sevinçle içimiz taşarak “Bizm vazifemiz karakter yapmaktır, şahsiyet yaratmaktır “diye cevap vermekle saadet buluruz.
Hakk'a kulluğunu idrak eden bir kimseye, halka hizmet borç olur.
- İmanın merkezi Allah aşkıdır.
- Dünyada her şey bir şeyle tartılır, sevgi de fedakârlıkla tartılır.
- Mümin, din kardeşinin yükünü yüklenen, fakat kendisi kimseye yük olmayandır.
- Dindarlık üç boyutludur. Hürmet, merhamet ve hizmettir. Büyüklük ve ihtişam karşısında kalan insanın iç dünyasında hür- met duygusu uyanır. Daha doğrusu insanda doğuştan var olan bu duygu harekete geçer.
Aziz Bekkine