Herhangi bir kötülük karşısında, “İnsan olan bunu yapmaz!" demek yetmez, "İnsan olan bunu yaptırtmaz!” deyip kötülüğe karşı koymak gerekir.
Çünkü insan, taşıdığı ahlâkî sorumluluk kadar insandır: Sorumluluğundan kaçan, kendi insanlığından da kaçmış olur. Mevlânâ'nın dediği gibi;
"Kimden kaçıyoruz, kendimizden mi? Ne tuhaf şey!"
Aslında ilim ve fen alanında, özellikle eğitim ve öğretim alanında yeni hamlelere memleketin çok ihtiyacı vardı. Lâkin bu hamlelerin hedefi, maziyi yıkmaya değil, geleceği inşa etmeye yönelik olmalıydı. Millî tarihi yok saymak, milleti tarih şuurundan yoksun bırakmak, yenilik değildi, ilerilik ve medeniyet hiç değildi.
Ne kadar sorumlu isek o kadar hürüz. Sorumluluk duygusundan kaynaklanmayan hürriyet , ormandaki vahşi hayvanların hürriyetidir. Bu iki hürriyeti birbirinden ayıran tek şey insan vicdanından gelen sorumluluk duygusudur.